YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15801
KARAR NO : 2012/4025
KARAR TARİHİ : 13.03.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketin kefaleti ile dava dışı borçlu Mobaks Mobilya Aksesuar Üretim ve Paz.Ltd.Şti.lehine kredi kullandırıldığını, borç ödenmediği için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere göre takip dayanağı Genel Kredi Sözleşmesinin 07.10.2004 tarihli olduğu davalı şirketin ise sözleşmeden iki ay kadar sonra 10.12.2004 tarihinde ticaret siciline tescil edilmesi nedeniyle sözleşmenin tanzimi sırasında krediye kefil olmasının mümkün olmadığı, davalı şirket temsilcisi tarafından davacı bankaya hitaben yazılan 01.02.2005 tarihli dilekçe ile dava konusu kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmesi taahhüt edilmekle, davalının borca katıldığı düşünülebilir ise de, takip dayanağının kredi sözleşmesi olmasına göre sözleşmenin kefili olmayan davalı hakkında takip hukukuna dayalı olarak açılan bu davanın reddi gerektiği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki banka kredi sözleşmesi 07.10.2004 tarihinde akdedilmiş ve sözleşmenin bir tarafında davalı şirket adına o tarihte yetkili temsilcisi olan … imzası şirket kaşesi üzerine atılmıştır. Her ne kadar davalı şirket sözleşmenin kurulduğu tarihte henüz ticaret siciline tescil edilmemiş olup tescil tarihi 10.12.2004 ise de, 01.02.2005 tarihinde şirket temsilcisinin vermiş olduğu vekaletnameye dayanarak şirket vekili … tarafından davalı şirketin 07.10.2004 tarihinde müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduğu kredi sözleşmesindeki kefalet sorumluluğu kabul edilmiştir. Adı geçenin vekaletnamesinde bu konuda açık yetki de mevcuttur.
TTK’nun 301.maddesine göre; “Şirket ticaret siciline tescil ile hükmi şahsiyet kazanır. Tescilden önce şirket namına muamele yapanlar bu muamelelerden şahsen ve müteselsilen mesuldürler. Ancak, bu gibi taahhütlerin ileride kurulacak şirket namına yapıldığı açıkça bildirilmiş ve şirketin ticaret siciline kaydından sonra 3 aylık bir müddet içinde bu taahhütler şirket tarafından kabul olunmuşsa yalnız şirket mesul olur.”
Mahkemece somut olay bakımından anılan yasa hükmü çerçevesinde tartışma ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulup tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.