Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/15976 E. 2012/3888 K. 12.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15976
KARAR NO : 2012/3888
KARAR TARİHİ : 12.03.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalılardan … Otelcilik Turz. Tic. A.Ş. ile … vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Hükmüne uyulan 20.03.2008 gün 2008/690 Esas, 2008/2699 Karar sayılı bozma ilamında “… 502.616 DM alacakla ilgili yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Bu alacakla ilgili bilirkişi raporuna itiraz edilmiştir. Mahkemece 502.616 DM alacağın mahsup edilip edilmediği konusunda ek rapor alınarak, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi…” gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Bozmaya uyulmakla, davacı yararına usuli kazanılmış hak doğmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu alınan ve benimsenen 08.07.2010 tarihli ek bilirkişi heyeti raporu ve bozma kapsamı dışında kalan ve kesinleşmiş olan 540.903 DM hatalı kur değerlemesinden doğan davalı alacak kalemi reddedilmişken bozmadan sonra hatalı kur değerlemesinden doğan davalı alacağının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi sonucu davacı yanın açıklanan kazanılmış usuli hakkı ihlal edilmiştir.
Bu durumda; mahkemece, davalının alacak kalemi olarak talep edilen 540.903 DM hatalı kur değerlemesine ilişkin talebin reddi ile davacı alacağını tespit eden bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmının 2. fıkrasında tespit edilen 253.867 DM davacı alacağının kabul edilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 900,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.