YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15984
KARAR NO : 2012/8267
KARAR TARİHİ : 16.05.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; taraflar arasında süregelen ticari ilişki kapsamında davalı şirket yetkilisi…’in talebi üzerine ileride davalı şirketten alınacak mallara karşılık 12.350 TL. tutarındaki üç adet çekin müvekkilince keşide edilerek teslim edilmiş ise de davalı şirketin siparişe konu edilen malları teslim etmediği gibi bedelsiz hale gelen bu çeklere dayalı olarak müvekkili aleyhine takip başlattığını belirterek çekler nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; süresinde cevap delikçesi sunmamış ise de, bilirkişi raporuna karşı yazılı beyanlarında davaya konu çekleride müvekkilinin ciro yoluyla hamil olduğunu, davacının çeklerde lehdar olarak yer alan Nuri Filik ile ticari ilişkisi nedeniyle bu çekleri düzenlediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; dinlenen tanık beyanları içeriği ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı şirketin takibe konu yaptığı çekler karşılığında 9.262.80 TL. tutarındaki mal teslimini kanıtlayamadığı böylece davacı yanın çekler nedeniyle 3.087.20 TL. dışında borçlu bulunmadığından bahisle davanın kısmen kabulüne, davanın 9.262.80 TL. yönünden kabulüyle takip dosyasında bu miktar üzerinden takibin iptaline, takibin 3.087.20 TL. üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kısmen kabul edilen miktar bakımından takibin derhal durmasına, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın 9.262.80 TL.’sinin %40’ı oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı tarafın başlatmış olduğu icra takibinde kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığı halde aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK.’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının (3) nolu bendinin hükmünden çıkarılarak yerine “davalının icra takibinde kötüniyetli olduğu kanıtlanamamış olması nedeniyle davacı vekilinin tazminat isteminin reddine” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.