Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/16393 E. 2012/4602 K. 21.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16393
KARAR NO : 2012/4602
KARAR TARİHİ : 21.03.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki ihtiyati haczin kaldırılması talebinin incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde ihtiyati hacze itiraz eden vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
İhtiyati haciz isteyen vekili, çeke istinaden ihtiyati haciz isteminde bulunmuş, talep uygun görülerek mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, çekin çalınıp üzerinde tahrifat yapılarak piyasaya sürüldüğünü belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, itirazların İİK.’nun 265. maddesi kapsamında olmadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiş, hüküm muteriz vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK’nın 258’inci maddesine göre alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeğe mecbur olup, mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. Mahkemenin borçluyu dinlemeden dahi ihtiyati haciz kararı verebilmesinin en önemli nedeni, duruşma açılması durumunda borçlunun mallarını kaçırarak, hakkında yapılacak takibin sonuçlarından kurtulmaya yönelik girişimlerinin önüne geçmek olup, borçlunun yasal savunma haklarının kısıtlanması ya da alacağın mevcut olmadığına ilişkin kendisinde bulunan delilleri göstermesine engel olmak değildir. İİK’nın 265 maddesinde sınırlı olarak sayılan haciz sebeplerinden biri de alacağın varlığı konusunda hakimde kanaat oluşturacak delillerin gösterilmesi olup; borçlunun da buna karşılık kendisi dinlenmeden sadece alacaklının tek taraflı olarak sunduğu delillerle hâkimde oluşturulan bu kanaati değiştirmeye yönelik delilleri sunabileceği ve hakimin de duruşmalı olarak incelenen itiraz yargılamasında alacağın mevcut olup olmadığı konusundaki kanaatini yeniden değerlendirebileceği taraflar arasındaki eşitlik ilkesinin gereğidir.
Somut olayda, ihtiyati hacze itiraz eden vekili, ihtiyati hacze konu çekin tahrifatsız halinin fotokopisi olduğu iddiası ile 31.01.2011 tarihli çek fotokopisi ibraz ederek keşide tarihinde tahrifat yapılmak suretiyle keşide tarihinin 31.07.2010 şeklinde değiştirildiğini ve bu nedenle ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece bu itiraz İİK’nın 265’inci maddesi kapsamında olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde mahkemece, İİK’nın 265’inci maddesinde belirtilen “haciz sebepleri” arasında yer alan “alacağın varlığına kanaat edinilmesi” koşulu açısından itirazın incelenerek, alacağın varlığı konusundaki kanaatin devamı hâlinde itirazın reddine, aksi hâlde itirazın kabulüyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 21.3.2012 günü oybirliği ile karar verildi.