YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16526
KARAR NO : 2012/6543
KARAR TARİHİ : 17.04.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 29.05.2007 tarihli bayiilik bölgesi satış miktarına bağlı süreli direkt satış noktası sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme uyarınca pazarlama faaliyetlerine katkı payı olarak kararlaştırılan 27.140.00 TL.yi davalıya ödediğini, ancak davalının hiçbir bildirimde bulunmadan işyeri faaliyetine son verip sözleşmedeki adresini kapattığını ve böylece müvekkilinin katkı payı olarak ödediği bedeli talep etme hakkı doğduğunu ve sözleşmenin 10.maddesi gereğince cezai şart isteyebileceğini ileri sürerek 27.140.00 TL.katkı payı ile 19.000.-USD.cezai şart alacağından fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000.-TL.katkı payı ile 5.000.-USD.nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında katkı payına yönelik alacak talebini 27.140.00.-TL.olarak ıslah etmiştir.
Davalı taraf usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmediği gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının herhangi bir bildirimde bulunmadan ticari faaliyetine son verip işyerini kapattığı ve böylece taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye aykırı davrandığı, davacının davalıdan 27.140.00 TL.katkı payı ile sözleşmenin 10.maddesi uyarınca 19.000.-USD.cezai şart isteyebileceği, ancak cezai şart olarak şimdilik 5.000.-USD.talep edildiği, davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi verildiği, ancak cezai şart konusunda ıslah talebinde bulunulmadığı, sadece bir kez ıslah yapılabileceği, bu nedenle cezai şart yönünden fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması talebinin reddi gerektiği gerekçeleri ile 27.140.00 TL.alacağın 19.07.2009 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi, 5.000.-USD.alacağın 19.07.2009 temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek değişen oranlarda faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının cezai şarta ilişkin fazla haklarının saklı tutulması talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi hüküm fıkrasının ikinci bendine ve vekalet ücretine yöneliktir. Dava dilekçesinde ayrı ayrı kalemler itibariyle hem TL.alacağı, hem de USD.alacağı için kısmi talepte bulunulmuş ve her iki alacak kalemi yönünden fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştur. Alınan bilirkişi raporu üzerine sadece asıl alacak ile ilgili talep bölümünün ıslah edilmiş olması dava açılırken saklı tutulmuş olan bakiye USD.alacağı yönünden ek dava açılmasını engellemez. Mahkemece bu hususlar bakımından yanılgılı değerlendirme yapılarak davacının ek dava açma hakkını engelleyecek şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.