Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/16552 E. 2012/7744 K. 08.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16552
KARAR NO : 2012/7744
KARAR TARİHİ : 08.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, davalılardan …’in ortağı ve müdürü olduğu İfa Ltd Şti. ile müvekkili şirket arasında … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/237 E. sayılı dosyası üzerinden görülen davanın müvekkili aleyhine sonuçlandığını ve Bandırma 1. İcra Müdürlüğü’nün 2005/4042 sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine ilamlı icra takibine girişildiğini, mahkeme ilamında 20.619,60 TL’ye hükmedilmiş olmasına rağmen fer’ileri ile birlikte borcun 55.239,77 TL’ye ulaştığını, bunun üzerine tarafların bir araya gelerek borcun ödenmesi konusunda 14.12.2005 tarihli bir protokol yaptıklarını ancak ödemelerde meydana gelen aksaklık nedeniyle 26.06.2006 tarihli yeni bir protokol düzenlendiğini, bu protokolde takibe konu edilen hükmün Yargıtayca bozulması halinde ödemelerin iadesinin kararlaştırıldığını ve bunun teminatı olarak bir teminat senedi verilmesinin hükme bağlandığını, sözü edilen mahkeme kararının Yargıtayca müvekkili lehine bozulduğunu, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, müvekkilinin ilamlı takip nedeniyle yapmış olduğu ödemelerin iadesi için davalıların keşide ettiği teminat senedini ilamsız icra takibine koyduğunu ancak davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar bu davada kendilerine husumet düşmeyeceğini protokolün taraflarının davacı şirket ile dava dışı İfa Ltd Şti. olduğunu, 26.06.2006 tarihli protokolün karşı tarafın edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle geçersiz olduğunu, bu nedenle anılan protokole göre talepte bulunulamayacağını, senedin vade tarihinin gerçeği yansıtmadığını, vadenin sonradan doldurulduğunu, teminatın talebi şartlarının doğmadığını, faiz oranının haksız olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuşlar ve davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama toplanan delillere göre taraflar arasında, davacı ile dava dışı İfa Ltd. Şti.’nin taraf oldukları ve davacı aleyhine sonuçlanan bir davada verilen hüküm gereğince girişilen ilamlı icra takibine konu borcun ödenmesi konusunda protokol imzalandığı, protokolde hükmün Yargıtayca bozulması halinde yapılan ödemelerin iadesi ve bunun teminatı olarak davalılar tarafından bir teminat senedi verilmesinin kararlaştırıldığı, davacı tarafından aleyhine sonuçlanan dava nedeniyle bir takım ödemeler yapıldığı ve çekler verildiği ancak bunların dayanağı olan hükmün Yargıtayca davacı yararına bozulduğu ve böylece davacının ödediklerinin teminatı olarak davalılardan aldığı bonoyu takibe koymakta haklı olduğu, davalıların protokol uyarınca dava dışa İfa Ltd. Şti’nin borcunu üstlenip, dava konusu senedi keşide ettikleri için ..
sorumlu bulundukları davacının protokol ve belgelerle 47.000 TL tutarında kıymetli evrak ve nakit ödeme yaptığını belgelediği, davalının ise nakit ödemeleri inkar etmediği, teslim aldığı kıymetli evrakın ne kadarını tahsil edip ne kadarını tahsil edemediğini açıklamadığı, genel ve soyut inkar dışında esasa ilişkin somut savunma ve belge sunamadığı, böylece senetde yazılı miktar kadar ödeme yapıldığının kabulü gerektiği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, Bandırma 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/2072 sayılı icra takibine yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 47.000 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin talebin ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Yerel mahkeme gerekçesinde sözü edilen protokol uyarınca dava konusu senedin teminat amacıyla verildiği anlaşılmaktadır. Esasen bu husus senedin ihdas nedeni bölümünde de açıkça belirtilmiştir. Davalılar anılan protokol çerçevesinde borcu üstlenmiş ve dava konusu senedi keşide etmiş olduklarından (keşideci imzaları da inkar edilmediğinden) husumet itirazları yerinde değildir. Protokole konu edilen mahkeme hükmü Yargıtayca davacı yararına bozulmuş olduğundan davacı o dava nedeniyle yaptığı ödemeleri söz konusu protokol ve bu protokol çerçevesinde düzenlenen teminat senedine dayanarak talep edebilir. Ancak davacının ne miktar ödeme yaptığını kanıtlaması ve teminat senedinin ancak yaptığı ödemelerle sınırlı kısmını talep etmesi gerekir. Protokol çerçevesinde nakit ödemeler dışında iki adet de çek verildiği görülmekte ise de bu çeklerle ilgili olarak açılan menfi tespit davası sonucunda borçlu bulunulmadığının tespitine karar verildiği ve o hükmün gerekçesinde söz konusu çeklerin bu davadaki 47.000 TL’lik senet kapsamında olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece sözü edilen ve temyiz aşamasında bulunduğu anlaşılan menfi tespit davasının bu davanın sonucunu etkileyeceği gözetilerek bekletici mesele yapılması gerekirken, bu yönün gözetilmemesi doğru olmadığı gibi davacının ne miktar ödeme yaptığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak bekletici mesele yapılması gereken dosyanın sonucu da dikkate alınmak suretiyle tüm deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönler bakımından herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın açık bir kabul beyanı da bulunmadığı halde teminat senedi miktarı olan 47.000 TL’nin ödenmiş olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.