Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/16568 E. 2012/6865 K. 24.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16568
KARAR NO : 2012/6865
KARAR TARİHİ : 24.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının haksız olarak Ankara 18.İcra Müdürlüğünün 2005/518 ve 519 sayılı dosyaları ile müvekkili aleyhine icra takibine giriştiğini, müvekkilinin haberi olmadan takibin kesinleştiğini, icra tehdidi altında iki dosyaya mecburen toplam 42.369,53 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, takibin dayanağı 20.06.1998 ve 20.05.1998 vade tarihli bonoların kambiyo hükmünü kaybettiğini, müvekkilinin 1997 yılında kısa bir süre davalının işyerinde araba alım-satımı yaptığını, hem davalının işyerine yardım edip hem de kendi adına oto alım satım işlemi yaptığını, o dönemden kalan bu iki senedin 8 yıl sonra icra takibine konu edildiğini ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile ödediği 42.369,53 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek %42 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bu senetlerin tarafların birlikte iş yaptığı döneme ait borçlarına mukabil müvekkiline verilen senetler olduğunu, iddianın yerinde bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının aleyhindeki takip dosyalarından 2005/519 sayılı dosyada 5.633,98 TL, 2005/518 sayılı dosyada ise 5.999,62 TL fazla ödeme yaptığının saptandığı ve bu miktarlar yönünden istirdada karar vermek gerektiği, davaya konu Ankara 18.İcra Müdürlüğü’nün 2005/519 sayılı dosyası yönünden icra mahkemesince verilen karar gereğince bu takibe yönelik itirazın süresinde olduğu, takip kesinleşmediği için davalı takip alacaklısının takip dosyasından tahsil ettiği parayı İİK 361.maddesi uyarınca herhangi bir hükme hacet kalmaksızın geri alabileceği ancak mevcut bu davada yol alındığından usul ekonomisi de gözetilerek davanın kısmen kabulüne, Ankara 18.İcra Müdürlüğü’nün 2005/519 esas sayılı takip dosyası yönünden 5.633,98 TL, Ankara 18.İcra Müdürlüğü’nün 2005/518 esas sayılı takip dosyası yönünden 5.999,62 olmak üzere toplam 11.633,60 TL’nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
2-Dava, zamanaşımına uğradığı iddia edilen ve bu nedenle kambiyo hukukundan kaynaklanan hakların yitirilmiş olmasına dayalı olarak bedelsizliği ileri sürülen bonolara dayanılarak girişilen icra takipleri sebebiyle borçlu bulunulmadığının tespiti ve bu takipler nedeniyle yapılan ödemelerin istirdatı istemine ilişkindir.
Davanın hukuki dayanağı İİK 72.maddesidir. Davanın temelini oluşturan Ankara 18.İcra Müdürlüğü’nün 2005/518 ve aynı icra dairesinin 2005/519 sayılı ilamsız icra takiplerinde zamanaşımına uğramış olan bonolara dayanılmış ve bu takipler nedeniyle davacının ödemeler yaptığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık davacının sözü edilen bonolara dayanılarak girişilen icra takipleri sebebiyle borçlu olup olmadığının öncelikle saptanması ve varsa istirdatı gereken miktarın belirlenmesi yönünde toplanmaktadır. Her ne kadar Ankara 18.İcra Müdürlüğü’nün 2005/519 sayılı takip dosyası yönünden davacı borçlunun süresinde itiraz dilekçesi verdiği gerekçesi ile icra mahkemesince şikayetin kabulüne dair bu davanın açılmasından sonra bir karar verilmiş ise de, o kararın takip hukukuna ilişkin olması davamızın ise maddi hukuka ilişkin bir menfi tespit davası niteliğinde bulunması nedeniyle somut olay bakımından davanın İİK 72.maddesi çerçevesinde değerlendirilip uyuşmazlığın bu açıdan çözümlenmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Zamanaşımına uğrayan bonolar yönünden kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilmiş olacağından bonolarda gösterilen vade tarihinden itibaren faiz istenemez. Davacı bono bedellerini ödediğini iddia etmesine rağmen bu iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığından bonolarda yazılı asıl borçtan sorumlu ise de faizin başlangıcı yönünden takip tarihinden önce BK 101.maddesi çerçevesinde temerrüde düşürüldüğü kanıtlanmadıkça temerrüdün takiple gerçekleştiğinin ve ancak takip tarihinden sonrası için faiz istenebileceğinin kabulü gerekir. Takip tarihinden ödeme tarihine kadar ise yabancı para alacaklarına uygulanması gereken 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre faiz hesabı yapılarak fazla ödeme bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra varsa fazla ödemenin yapıldığı tarihten itibaren talep de gözetilerek faizi ile istirdatına karar verilmesi gerekirken bilirkişinin belirtilen bu ilkelere uygun olmayan raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.