Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/1770 E. 2011/10949 K. 15.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1770
KARAR NO : 2011/10949
KARAR TARİHİ : 15.09.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili,müvekkili banka ile davalılar arasında düzenlenen banka kartları ve kredi kartları sözleşmesi uyarınca davalı şirkete kredi kartları tahsis edildiğini, davalılar … ve …’ın bu sözleşmeyi hem şirket yetkilisi hem de müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi kartı borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … İnşaat Ltd. Şti. ve … vekili, icra dosyasına sunulan dilekçede müvekkillerinin ana borca bir itirazlarının bulunmadığını,bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, borcun tamamına itiraz edilmiş gibi dava açılmasının doğru olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı …, kredi kartı sözleşmesinde imzasının bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalı …’ın cevap dilekçesini HUMUK 195. maddesinde öngörülen on günlük yasal süresi içinde vermediğinden imza inkarının dikkate alınmadığı, davacının talebinde kısmen haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,20.030.80 TL asıl alacak, 389.90 TL kat öncesi işlemiş gecikme cezası, 1.129.21 TL işlemiş gecikme cezası miktarları itibariyle davalıların takibe yaptıkları itirazlarının iptaline ve davalıların %40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı borçlular tarafından hem icra dairesinin yetkisine hem de borca itiraz edilmiştir. Bu durumda mahkemece öncelikle İİK’nun 50. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.