YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1792
KARAR NO : 2011/3741
KARAR TARİHİ : 23.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilince davalıdan asansör satın alındığını, 14.000TL tutarında KDV ödemesi yapıldığı halde davalı yanın fatura kesmediği gibi, ayrıca üç adet fatura kapsamında 23.250 TL’ lik akaryakıt satımına konu borcun da ödenmediğini belirterek, toplam 37.250 TL’ nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ikametgahının bulunduğu İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu bildirerek yetki itirazında bulunmuş ve aksine müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu savunmuştur.
Mahkemece; yetki yönünden davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2007./4535 E. 7088 K. sayılı ilamıyla, uyuşmazlığın bir miktar para alacağından kaynaklandığı, davalı yanca akdi ilişkinin inkar edilmediği ve böylece BK’ nun 73 ve HUMK 10. maddeleri uyarınca davacı ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyularak yerel mahkemece yargılamaya devam edilmiş, davalı vekili, cevap dilekçesini ıslah ettiğini bildirerek, ıslah harcını yatırmış ve ticari ilişki nedeniyle davacıya borcu bulunmadığı gibi bilakis müvekkilinin 38.900 TL alacaklı olduğundan bahisle davacının davasının reddine ve 38.900 TL’ nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanca kanıtlanamayan davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüyle 1.650 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle davacıdan tahsiline, karşı davacının fazlaya dair talepleri kanıtlanamadığından reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı vekilinin 25/12/2007 tarihli cevap dilekçesinin ıslahına ilişkin dilekçesi niteliği itibarıyla süresinde açılmış ve harcı yatırılmış bir karşı dava dilekçesi olarak kabul edilemez. Bu durumda mahkemece somut olayda usulüne uygun bir karşı dava bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Mahkemece yapılacak iş davacının iddiası yönünden tarafların iddia ve savunmaları gözetilerek, bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilecek nitelikte tarafların ticari defterleri üzerinde yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesinden ibaret olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı tarafın temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine 23.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.