Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/1833 E. 2011/3742 K. 23.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1833
KARAR NO : 2011/3742
KARAR TARİHİ : 23.03.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin, davalıdan satın alınacak mallara karşılık 11.573,74 YTL tutarında çek verdiğini, ancak malların teslim edilmediği gibi çekin bu esnada müvekkili tarafından ödendiğini, bunun üzerine ödenen bu çek bedelinin tahsili için davalı şirket aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, satıma konu malların davacı yanca teslim alınmadığını ve böylece davacı alacaklının temerrüde düştüğünü bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalı satıcının malı teslim yükümlülüğünü yerine getirmediği halde çek bedelini tahsil ederek sebepsiz zenginleştiğini ve ayrıca yedieminde bulunan malların davalı şirketçe satın alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 7.308,50 YTL üzerinden devamına, yediemindeki malların icra kanalıyla satışı sonucu elde edilen ve İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2007/2601 sayılı takip dosyasında bulunan 1.950,95 TL’ nin davacıya ödenmesine, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hükmün davalı şirket vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25/11/2009 tarih 2009/1711 E-11258 K sayılı ilamıyla “ yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporuna göre davalı borçlu şirketin davacı şirket tarafından temerrüde düşürülmediği belirtildiği halde bu raporun aksine ve olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş ve davalı şirketin davacı şirket tarafından temerrüde düşürülmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm bu kez davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava konusu malları davacının temerrüde düşürülmesi sonucu yediemin deposuna bırakılmış olup yediemin deposunda bulunan malların ihale ile satışı sonucu elde edilen ve halen İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2007/2601 sayılı takip dosyasında olduğu anlaşılan 1.950,95 TL’ nin bedelleri davacı tarafından ödenen malların karşılğı olması nedeniyle davacıya ödenmesine dair bir hüküm kurulması gerekirken bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.