Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/2097 E. 2011/5727 K. 28.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2097
KARAR NO : 2011/5727
KARAR TARİHİ : 28.04.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Davacı vekili tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahillerden T.İş Bankası ve Yapı Kredi Bankası vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
İflasın ertelenmesi talebinde bulunan vekili, taşımacılık alanında faaliyette bulunan müvekkili şirketin ekonomik kriz nedeniyle borca batık hale geldiğini, sunulan iyileştirme projesinde öngörülen tedbirlerin uygulanması halinde borca batıklıktan kurtulabileceğini belirterek bir yıl süreyle iflas erteleme talebinde bulunmuştur.
Mahkemece iflas erteleme talebinde bulunan şirketin bilirkişi raporuna uygun olarak revize edilmiş iyileştirme projesi sunduğu, sermaye artışı yaparak öngörülen sürelerde nakit ödemelerde bulunduğu, projenin ciddi ve inandırıcı olduğu belirtilerek, şirketin iflasının bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiş, hüküm müdahiller İş Bankası ve Yapı Kredi Bankası vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
İflasın ertelenmesi, borca batık durumda olan bir sermaye şirketinin malî durumunun ıslahının mümkün olması hâlinde o şirketin iflâsının önlenmesini sağlayan bir kurumdur. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmeli, borca batık durumda ise bu kez ıslahının mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bunun için borçlu şirket tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço ile malî durumun iyileştirilebilmesi amacıyla şirket tarafından bildirilen proje üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Zira önerilen iyileştirme tedbirlerinin şirketin malî durumunu düzeltmeye elverişli olup olmadığının belirlenmesi özel

ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, bu konuda bilirkişinin görüşüne başvurulması icap etmektedir. Bilirkişi kök raporunda şirketin borca batık olduğu, arttırılan 100.000. TL sermayenin 2009 yılı sonuna kadar ödenmesi ve bir yıl sonra tekrar sermaye artırarak öngörülen diğer tedbirlerin de uygulanması koşullarıyla borca batıklıktan çıkabileceği belirtilmiş; hükme esas alınan son ek raporda ise şirketin faaliyet ve kârlılığının devam ettiği, sermaye artırımının belirlenen takvime uygun şekilde ödenmesinin kayyım tarafından takip edilmesi gerektiği, iflâs erteleme kararının alacaklılar açısından iflâsa göre daha olumsuz olmayacağı ifade edilmiştir. Mahkemece bilirkişi kök ve ek raporlarında belirtilen tespit ve görüşlere göre iflâs erteleme kararı verilmiştir.
Müdahiller vekillerinin itirazları üzerine alınan son ek raporda, itirazlar karşılanmadığı gibi sadece kayyım raporunda belirtilen görüşler tekrarlanmış olup, bu raporun hükme esas alınması suretiyle iflâs erteleme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde ve özellikle müdahil vekillerinin itirazları gözetilerek, oluşturulacak yeni bilirkişi kurulundan Yargıtay denetimine elverişli ve ayrıntılı rapor alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle müdahiller vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.