Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/2131 E. 2011/11385 K. 26.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2131
KARAR NO : 2011/11385
KARAR TARİHİ : 26.09.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında 16.6.2004 tarihli bayilik sözleşmesi, 01.01.2005 tarihinde ek satıcılık sözleşmesi imzaladığını, ancak davalının diğer bayilerine uygulanan fiyatların üzerinde satış yaparak müvekkiline yüksek fiyattan mal verdiğini, bu suretle müvekkilinin rekabet gücünün ve pazar payının sistematik olarak engellendiğini, müvekkilinin satış yaptığı yerlere önce davalının başka firmalar vasıtasıyla başvurular yaptığını bu nedenlerle müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini, cari hesap alacağı ve yüksek fiyatlı mal bedeli farkı ve 22.500 Euro alacağının tahsili için davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin sözleşme süresince sabit fiyatlı maden suyu anlaşması yapmadığını, davacıya satılan ürün fiyatlarında rekabet veya pazar payını engelleyecek bir durumun da sözkonusu olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda; davacının takip tarihi itibariyle alacağının 2.843.80 TL turarında olduğu, davalının takip tarihinden 6 gün sonra 23.6.2008 tarihinden bu bedeli ödediği, davacının kendisine diğer alıcılardan daha yüksek fiyatla satış yapıldığından bahisle ileri sürdüğü tazminat talebi açısından tek yetkili satıcı sözleşmesinden satım değeri belirleme yetkisinin davalıya tanındığı, 22.500 Euro tazminat talebinin ise sözleşme haklı sebeple feshedildiğinde davacının ancak müspet zararını tanziminini talep edebileceği oysa davacının talebinin menfi zarar kalemi olduğu buna yönelik talebin koşullarınında oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 26.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.