Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/2260 E. 2011/10723 K. 14.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2260
KARAR NO : 2011/10723
KARAR TARİHİ : 14.09.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin fabrikasında iki adet sanayi aboneliği olduğunu, bunlardan biri için Sanayi Sicil Belgesi’nin vizesinin ibrazının sehven geciktirildiğini, bu nedenle ticarethane tarifesine dahil edilerek 23.982.-TL.fark tahakkuk ettirildiğini, diğer aboneliğin ise sanayi sicil vizesinin ibraz edildiğini ve sanayi tarifesi üzerinden ücretlendirildiğini, aynı işe özgülenmiş iki abonelik arasında bu şekilde fark yaratılmasının doğru olmadığını belirterek ödenen elektrik bedeli farkının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket tarafından tesisat bazında işlem yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, süresinde vize edilmiş Sanayi Sicil Belgesi’nin 5179900 tesisat dosyasına ibraz edildiği, her iki tesisatın aynı adreste olduğu, aynı adreste yer alan dava konusu ikinci tesisat numarasına mevzuat uyarınca vizesi yenilenmiş belgenin ibraz edilmediğinin ileri sürülmesinin M.K.nun 2.maddesine aykırı olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekili dava dilekçesinde alacağının dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş olup, mahkemece avans faizine hükmedilmiştir.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 74’üncü maddesine göre “Kanunu Medeni ile muayyen hükümler mahfuz olmak üzere hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalariyle mukayyet olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Tahakkuk edecek hale göre talepten noksan ile hüküm caizdir.” Bu hüküm nedeniyle mahkemece talep aşılarak hüküm fıkrasının 1’nci bendinde “Davanın kabulü ile, 23.982,50 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” hükmedilmesi doğru değil ise de kanunun olaya uygulanmasından doğan ve bozmayı gerektiren bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını
gerektirmediğinden, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438,VII hükmü uyarınca bu ifadenin “Davanın kabulü ile, 23.982,50 TL’nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklinde değiştirilip, hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasının 1’inci bendindeki “Davanın kabulü ile, 23.982,50 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ifadesinin “Davanın kabulü ile, 23.982,50 TL’nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklinde değiştirilerek kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.