YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2400
KARAR NO : 2011/5148
KARAR TARİHİ : 18.04.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
li davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili bankanın davalı şirkete diğer davalının kefaletiyle kredi kullandırdığını, borçların ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, İİK’nun 45.maddesi uyarınca rehin miktarı bakımından rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmadan asıl borçlu hakkında adi takip yoluna başvurulamayacağından rehin miktarını aşan kısım dikkate alınarak ve tahsilde tekerrüre meydan verilmemesi koşuluyla davanın kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle itirazın 10.253,65 YTL üzerinden iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, bu miktara %54 temerrüt faizi ve bunun %5 BSMV’sinin uygulanmasına, davalı …’in ise itirazın 35.230,44 YTL işlek kredi hesabından, 3.227,35 YTL’si 1 nolu taşıt kredisi hesabından, 6.322,86 YTL’si 2 nolu taşıt kredi hesabından diğer fer’ilerle birlikte toplam 61.432,35 YTL üzerinden iptaline, takibin devamına ve davalıların %40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı bankanın dayandığı genel kredi sözleşmesi uyarınca davalı şirkete iki ayrı taşıt kredisi ve ayrıca işlek kredi kullandırılmış olup davaya konu icra takibinde asıl borçlu davalı şirket yönünden işlek kredi borcundan kaynaklanan alacak talep edilmiştir. Dosya içeriğinden kullandırılan işlek kredi yönünden tesis edilmiş bir rehnin mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece somut olayda İİK’nun 45.maddesinin uygulama yeri bulunmadığı gözetilmeden yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.