YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2609
KARAR NO : 2011/4229
KARAR TARİHİ : 31.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulü ile kesinleşen kısımla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalılar hakkında ödenmeyen su borçlarından dolayı takip yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili şirketin davacının abonesi olduğunu, diğer müvekkili …’ın şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu husumet yöneltilemeyeceğini,davacıya su borcunun bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece , davacı kurumun abonesinin davalı … ….A.Ş olduğu, abonelik sözleşmesinin davalı şirket ile yapıldığı, diğer davalı …’ın sözleşmede imzasının ve sıfatının bulunmadığı, davacının fatura dökümleri ve tesbit tutanağı ile davalı şirketin tüketim bedelini ispat ettiğini takip konusu borçtan tek başına davalı şirketin sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin devamına,davalı … hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine, icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Temyiz edilen bu karar Dairemizin 2009/9040 E.,2010/7082 K.sayılı ilamı ile davacının diğer temyiz itirazlarının reddi ile “…Su tüketim faturasından kaynaklanan alacağın likit nitelikte bulunduğu gözetilerek İİK.nun 67/2.maddesi uyarınca borçlunun itirazının haksızlığına karar verilen miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği…” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararına uyan mahkemece bu kez davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece 29.12.2008 tarihinde verilen karar davacının temyizi üzerine sadece icra inkar tazminatı yönünden bozulmuş ve diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.Bu durumda davalılar lehine verilen vekalet ücreti de kesinleşmiş bulunduğundan temyiz edilen yeni kararda tekrar davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değilse de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK 438/7 maddesi uyarınca düzelterek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararında yer alan 7. bendinin hükümden çıkarılarak kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 31.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.