YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2691
KARAR NO : 2011/5029
KARAR TARİHİ : 14.04.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, davacıların murisi …n keşideci olarak imzaladığı 85.000 YTL bonoya istinaden senet lehdarı tarafından başlatılan takipten dolayı, borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, kambiyo senedine karşı senetle ispat zorunluluğu olduğunu, bononun sebepten mücerret bulunduğunu, muris …n hukuki ehliyetten yoksun bulunmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda davacı tarafın temel ilişkiden soyut nitelikteki bononun karşılıksız olduğu hususunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş temyiz edilen bu hüküm Dairemizin 2007/8230 E.,2008/4848 K. ve 05.05.2008 T.sayılı kararı ile “…davalı vekilinin…İcra Mahkemesi’nin 2004/62 Esas, 2005/32 Karar sayılı dava dosyasının 07.12.2004 tarihli oturumunda; “ Dava konusu bononun, borç para karşılığında düzenlendiğini” bildirmiştir. Bonoda malen kaydı bulunmaktadır. Bu durumda davalı vekili, senedin ihdas nedenini talil ettiğinden ispat külfeti davalı taraftadır. Mahkemece, bu yön gözetilmeden ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir…” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda bu kez davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı tarafça dava açılırken dava değeri olarak 42.500.TL gösterilmiş ve bu miktar üzerinden peşin harç yatırılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile, 85.000 TL miktarındaki bonodan dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ve hüküm altına alınan miktar üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilmiştir. Davanın konusu 85.000 TL bedelli bono olduğundan hükmedilen miktar üzerinden karar ve ilam harcı alınması yönündeki yerel mahkeme kararında isabetsizlik yoksa da, davalı taraf dava değeri olarak gösterilen 42.500 TL’ye itiraz etmemiş ve yargılama sırasında da harcın tamamlattırılmamış olduğundan davalı aleyhine hükmedilecek vekalet ücretinin belirlenmesinde dava açılırken gösterilen dava dilekçesindeki miktarın esas alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm altına alınan miktar esas alınarak fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.