YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2740
KARAR NO : 2011/13992
KARAR TARİHİ : 14.11.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 09.11.2010
No : 484-608
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında hiçbir hukuki ilişkinin bulunmadığını, davalı tarafından takibe konulan çekin müvekkilinin rızası ile davalıya verilmediğini bildirerek takibe konu çek nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacının, … ile ortak olarak tüp bayiliği yaptıklarını, ortaklıkları sırasında …’in çekin davalıya ve dava dışı … A.Ş’nin sahibi-yetkilisi …’ya verildiğini kabul ettiği, çekin peşin ödeme vasıtası olup, peşin ödemelerde mal ve paranın aynı anda karşılıklı olarak teslim edildiğinin kabulü gerektiği gibi davacı tarafça borcun ödendiğine ve itirazlarına ilişkin yazılı delil sunulmadığı gerekçeleriyle davanın reddine, %40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı tarafından “hamiline”olarak düzenlenen, davalı tarafından bankaya ibraz edilerek yine davalı tarafından icra takibine konu edilen çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı …’ın soruşturma dosyasındaki 15.08.2008 tarihli ifadesinde “…. Ben … dolum tesisinde pazarlamacı olarak görev yapmaktayım. … ve … bizim bayimizdir. Bu bayilik ile ilgili tüm bu işlemleri firmaya ve …’ya karşı ben yürütüyorum. Firmanın ve …’nun bayiye vermiş olduğu borç karşılığı bu çeki aldım. Ödeme yapılmadığı için yazdırdım. Bu çeki … ve … birlikte verdiler. Alacağın takibi ve tahsili karşısında ben sorumlu olduğum için yazdırdım işlemlere başladım…” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalının anılan beyanı irdelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.