Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/2773 E. 2011/13820 K. 03.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2773
KARAR NO : 2011/13820
KARAR TARİHİ : 03.11.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalı tarafından müvekkillerine karşı takibe konu edilen iki kredi sözleşmesinden 10.11.2006 tarihli olan sözleşmede müvekkillerinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaları bulunmasına rağmen 27.08.2008 tarihli olan 2.sözleşmede imzalarının bulunmaması nedeniyle 2.sözleşmeden sorumlu tutulamayacaklarını bildirerek müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı duruşmalara katılmamış, cevap da vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, 27.08.2008 tarihli sözleşmede davacıların imzalarının bulunmadığından sorumlu olmadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne, takibin haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı bankaca, Kredi Genel Sözleşmesine istinaden başlatılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı, dava konusu takip dosyasına hem davacıların imzasının bulunduğu 10.11.2006 tarihli hem de davacıların imzasının bulunmadığı 27.08.2008 tarihli sözleşmeleri ve ihtarnameyi eklemiş, takip dayanağı olarak da “18.447,73 TL Kredi Genel (İşletme İhtiyacı Kredisi) sözleşmesi, ihtarname, hesap ekstresi özeti”ni göstermiş, ancak takibin dayanağı olan sözleşmenin hangi tarihli sözleşme olduğunu açıklamamıştır. Hesap kat ihtarnamesinde “kredi sözleşmeleri”denilerek gerek 10.11.2006 tarihli, gerekse 27.08.2008 tarihli sözleşmenin borçlu ve kefilleri, (sorumluluk miktarları ve sözleşme tarihleri belirtilmeksizin) borçlu olarak gösterilmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da borcun hangi sözleşmeden kaynaklandığı açıklanmamıştır.
Bu durumda mahkemece öncelikle, dava konusu borcun hangi kredi sözleşmesinden kaynaklandığı tespit olunarak, 10.11.2006 tarihli sözleşmeden kaynaklanıyor ise, kefalet limitleri ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçlarıyla sınırlı olmak üzere davacıların sorumlu olacakları; 27.08.2008 tarihli sözleşmeden kaynaklanıyor ise sorumluluklarının bulunmadığı gözetilerek hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.