YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2845
KARAR NO : 2011/14645
KARAR TARİHİ : 24.11.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 25.11.2010
No : 2010/1009-2010/3222
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının ihtiyati haciz kararı alarak müvekkili aleyhine çeke dayalı takip başlattığını, takibe konu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığı gibi davalı tarafa da herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin haciz baskısı altında hertürlü yasal haklarını saklı tutarak 15.10.2008 tarihinde dosya borcunu ödediğini belirterek ödenen 2.200 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacını ödediği meblağı icra dosyasının asıl borçlularından istemesi gerektiğini, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre dava konusu çekteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, kesinleşen İcra Hukuk Mahkemesi kararıyla icra takibinin iptaline karar verildiği, borçlu itirazında haklı çıktığında ve takibin iptaline karar verildiğinde yapılan tahsilatın İİK’nun 361. maddesi hükmüne göre borçluya iadesi gerektiği, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İİK.’nun 361. maddesi uyarınca İcra Müdürlüğünce borçludan fazla para tahsil edilerek alacaklıya ödendiği yahut yanlışlıkla bu tarafa para verildiği anlaşılırsa, bu para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır.
Somut olayda kambiyo senetlerine mahsus yol ile yapılan takibin İcra Hukuk Mahkemesince iptali nedeniyle önceden alacaklıya verilen paranın geri alınmasında da İİK.’nun 361.maddesi hükmü uygulanmalıdır. Bu durumda mahkemece, İİK.’nun 361. maddesi hükmü uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.