YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/286
KARAR NO : 2011/11423
KARAR TARİHİ : 26.09.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında Ankara 17.İcra Müdürlüğü 2007/9656 sayılı dosyasında başlattığı takip dayanağı sözleşmeden kaynaklanan kefaletin ve borcun sözkonusu olmadığını bildirerek müvekilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, … Kuruyemiş Ltd. Şti’ne olan kefaleti nedeniyle müvekkili bankaya borçlu bulunduğunu ve borcun ödenmediğini, davacının hakkında yapılan takibe vaki itirazından da vazgeçtiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, Ankara 17.İcra Müdürlüğünün 2007/8656 sayılı takip dosyasının dayanağını teşkil eden Genel Kredi Sözleşmesinde davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı, davacının takip dosyasına yaptığı 17.04.2008 tarihli itirazını 21.04.2008 tarihli dilekçesi ile geri aldığı ve 24.04.2008 tarihli dilekçesi ile yine takibe itiraz ettiği, davacının 3. dilekçesini de 7 günlük itiraz süresi içerisinde verdiği, davacının 21.04.2008 tarihli dilekçesi ile itirazını geri aldığı düşünülmüş ise de , daha sonraki dilekcesi ile yeniden itiraz etmiş olması nedeniyle borcu olmadığı halde ödeme konusunda yanıltıldığı, bu dilekçesinin borcun kabul ve ikrarı anlamında değerlendirilemeyeceği, davacının kefil olduğu kredi sözleşmesinden kaynaklanan bir borcun bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı borçlu … , icra dosyasına sunduğu 21.04.2008 tarihli dilekçesinde, 17.04.2008 tarihli dilekçesinde belirttiği itirazından feragat ettiğini bildirmiş, aynı icra dosyasına sunduğu aynı tarihli mal beyanına ilişkin dilekçesinde ise, “borcu kabul ediyorum ve ödeyeceğim” demek suretiyle davanın temelini oluşturan takip konusu borcu açıkça kabul ettiğini bildirmiştir. Anılan dilekçelerdeki takibe itirazdan feragat ve borcu kabul beyanları davacıyı bağlar. Mahkemece, borçlunun mal beyanı dilekçesindeki “borcu kabul beyanı” gözetilmeden itirazından vazgeçmesine ilişkin dilekçedeki beyanının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.