Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/2866 E. 2011/14647 K. 24.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2866
KARAR NO : 2011/14647
KARAR TARİHİ : 24.11.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 28.12.2010
No : 847/1394

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya mal sattığını, altı adet fatura düzenlendiğini, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine davalıya ihtar çekildiğini, sonuç alınamadığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davayı kabul etmediğini, borcunu ödediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalıya marul sattığı, davalının sunduğu tediye fişlerinin takibe konu borçla ilgili olmadığı, davalının davacının ihtarıyla temerrüde düştüğü gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalının 1.867,92 TL asıl alacak ve 9,67 TL.işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.877,59 TL alacağa yönelik itirazının iptaline ve davalının %40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-26.03.2010 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 5957 sayılı “Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 10.maddesinin 5.fıkrasında değeri ellibin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarında hal hakem heyetlerine başvurunun zorunlu olduğu öngörülmüş ise de anılan Yasanın 19/c maddesi uyarınca bu madde hükmü yasanın yayımı tarihinden itibaren bir yıl sonra yürürlüğe gireceğinden görev hususuna ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı tarafından dosyaya sunulan tediye fişlerinde “avans” açıklaması olup fatura tarihinden önceki tarihli tediye fişlerinin ödeme olarak kabul edilemeyeceği yönündeki bilirkişi görüşü hatalı olup bu rapora göre hüküm kurulması isabetsizdir.
Öte yandan davacı vekili, 01.11.2010 havale tarihli beyan dilekçesinde davalının sunduğu bir kısım tediye fişlerindeki ödemenin taraflar arasındaki komisyon ilişkisine ait olduğunu söylemiş olup bu tediye fişlerindeki ödemelerin başka alacağa ait olduğunu davacı ispatlamalıdır.
Mahkemece anılan bu hususlar gözetilmeden yanılgılı değerlendirmeyle yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının göreve ilişkin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.