YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2876
KARAR NO : 2011/13778
KARAR TARİHİ : 03.11.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalı … vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin (74) yaşında olup okuma-yazma bilmediğini, davalının müvekkili aleyhine senede dayalı takip başlattığını, takibe konu senedin müvekkili tarafından takip alacaklısı olan davalı …’ın babası olan …’a tam olarak hatırlamadığı bir iş için boş olarak verildiğini veya işyerinden ne şekilde temin edildiğini bilmediği bir senet olduğunu, senet alacaklısının daha sonraları bu senedi yırtıp attığını söylediğini, ancak senedin üzerinin sahte olarak doldurulduğunu, senet üzerindeki … yazı ve imzasının müvekkiline ait olduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesi ile müvekkilinin imzası ve yazısının 20 yıl öncesine ait olduğu ve senedin diğer yazılarının yakın bir tarih olduğunun anlaşılacağını, ayrıca senet alacaklısının 170.000 USD’yi nakit olarak vermesinin mümkün olmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, takibe konu senedin üç-dörç yıl önce verildiğini, tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının iddialarını ispatla ilgili olarak yemin teklif ettiği davalıların da yemin ettiği, buna göre davalı …’ın davacıya 170.000 USD borç verdiği senedin de bu borç karşılığı düzenlendiği, davacının borcunu ödemediği, davalı …’ın senedi diğer davalıya ciro ettiği, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı …’ın temyizi yönünden ise; İİK’nun 72/4.maddesi;”Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde kırktan aşağı tayin edilemez” şeklindedir.
Dava dosyasında mahkemece ihtiyati tedbir kararı verildiği görülmüş, ancak davalı … vekilinin tazminat talebi konusunda herhangi bir karar verilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece yukarıda anılan yasa maddesi hükmü de değerlendirilmek suretiyle adı geçen davalı vekilinin tazminat talebi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.