YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2898
KARAR NO : 2011/14869
KARAR TARİHİ : 28.11.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :05/10/2010
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıların… arasında düzenlenen Tüketici Kredi Sözleşmesi ve Genel Kredi Sözleşmesini imzalayarak kefil olduklarını, BDDK kararı ile … AŞ.nin tüm aktif ve pasifleriyle birlikte …. bünyesinde devren birleştirildiğini, yasal halefiyet gereğince kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabı kat ederek davalılara Noter kanalıyla ihbarname keşide ettiklerini, akabinde davalılar hakkında yapılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalılardan %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadıkları gibi herhangi bir beyanda da bulunmamışlardır.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalıların kefil sıfatıyla imzaladıkları 05/05/1999 tarihli genel kredi taahhütnamesi nedeniyle davacı bankaya toplam 13.714,52.-TL borçlu oldukları gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, itirazların kısmen iptali ile takibin 13.714,52.-TL toplam alacak üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden %40 inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiş ise de, bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Bu durumda davacının takip tarihi itibariyle alacağının dayanağı belgeler ve kredi sözleşmeleri getirtilip konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınıp takip talebindeki istem de gözetilerek bir karar verilmelidir. Açıklanan yönler gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.