Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/2988 E. 2011/14876 K. 28.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2988
KARAR NO : 2011/14876
KARAR TARİHİ : 28.11.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 28.12.2010

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl ve birleşen davanın davacı vekili, Tavşanlı İcra Müdürlüğü’nün 2006/2641, 2008/3240, 2008/2615, 2008/2783 esas sayılı takip dosyalarına ilişkin olarak Tavşanlı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/380 esas sayılı dava dosyasıyla müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, daha sonra müvekkilinin çalıştığı yere yazılan maaş haciz yazıları ile maaşından 11.911.23. TL kesinti yapıldığını, ayrıca Tavşanlı İcra Müdürlüğü’nün 2008/2144 ve 2008/3490 esas sayılı icra takiplerinde farklı bonolardan dolayı müvekkili aleyhine takip yapıldığını, icra takiplerine konu bonolarda yer alan imzaların davacıya ait olmadığını, görünürde vekaleten müvekkili adına imza atan kişinin de kambiyo senedi düzenlemeye yetkisinin bulunmadığını belirterek Tavşanlı İcra Müdürlüğünün 2006/2641, 2008/3240, 2008/2615, 2008/2783 esas sayılı takip dosyaları ile müvekkilinden haciz yoluyla tahsil edilen 11.911.23. TL’nin istirdatına, 2008/2144 ve 2008/3490 esas sayılı dosyalarına dayanak bonolar nedeniyle de borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davanın davalı vekili, açılan davayı kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 2010/623 Esas sayılı dava dosyasında verilen kararın Dairemizin 16.06.2010 tarih, 2010/404-7559 E./K. sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası yapılan yargılamada davanın 2009/443 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, asıl ve birleşen davanın davacısı … tarafından babası …’e kendi adına bono düzenleme yetkisini verdiği, bu nedenle davacının aleyhine yapılan icra takiplerine dayanak bonolar nedeniyle davalıya borçlu olduğu gerekçesiyle menfi tespit ve istirdat davalarının reddine ayrıca şartları oluşmadığından davalı vekilinin tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 28.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.