Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/3412 E. 2011/14517 K. 23.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3412
KARAR NO : 2011/14517
KARAR TARİHİ : 23.11.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 15.12.2010
No : 2009/384-2010/882

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden 5 adet fatura karşılığı satın almış olduğu mal bedelinin kalan miktarı olan 15.231,07 TL’nin davalı tarafça ödenmediğini, davalıya taahhütlü mektup ile gönderilen açık faturanın davalı şirket adına…’ a 17.03.2009 tarihinde tebliğ edildiğini, 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz da edilmediğini ve kesinleştiğini, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan ilamsız icra takibine davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu, alacak miktarı 15.231,07 TL olduğu halde icra takibinde sehven 24.662,00 TL olarak takip yapıldığını ileri sürerek gerçek alacak miktarı olan 15.231,07 TL üzerinden davalının itirazının iptaline, takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından davacı tarafça teslim edilen malzeme bedeli ve yaptığı işçilik bedelinin fazlası ile ödendiğini, ayrıca davacının üstlendiği işe uygun malzemeler getirmediğini, yeniden malzeme alınarak işin yaptırılmak zorunda kalındığını, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunarak davalı lehine % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; dava ve takip konusu 05.03.2009 tarihli faturanın alt kısmında yazılı notta “05.03.2009 tarihi itibariyle 12.670,32 TL.borcunuz bulunmaktadır” ibaresine yer verildiği, bu notun davacı tarafça yanlışlıkla yazıldığının ispat edilmediği, notu davacı asilin kendisinin yazdığını kabul ettiği, davalı tarafça daha fazla ödeme yapıldığı ileri sürülmüşse de bu hususun ispat edilmediği, davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılmasına rağmen davalının bu hakkını kullanmadığı, davacının faturada yazılı notta belirtilen alacak miktar ve talebi ile bağlı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının Kayseri 2.İcra Müdürlüğünün 2009/6077 takip sayılı dosyasına yaptığı itirazın 12.670,32 TL alacak üzerinden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin miktarlar yönünden itirazın iptali talebinin reddine, alacak likit olduğundan itirazın iptaline karar verilen asıl alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, itirazın iptali davası olup Kayseri 2. İcra Müdürlüğü’nün 2009/6077 E. sayılı takip dosyasında; ödeme emri davalı-borçluya 13.05.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu ilamsız icra takibinde 7 günlük sürenin dolduğu 20.05.2009 tarihine kadar itiraz etmemiş, 21.05.2009 tarihli itiraz dilekçesini ise yasal 7 günlük süre geçtikten sonra 22.05.2009 tarihinde dosyaya sunmuştur. Ayrıca, Kayseri 2. İcra Müdürlüğü’ nün 18.06.2009 tarihli kararı ile tebligat parçasında davalı-borçluya 13.05.2009 tarihinde tebligatın yapıldığı belirtilerek süresinde yapılmayan itiraz nedeniyle itirazın reddine karar verilmiş, anılan İcra Müdürlüğü’nün söz konusu işlemine karşı şikayet yoluna başvurularak işlemin iptal ettirildiğine dair dosyada bir karara rastlanmamıştır. O halde, yasal süresi içinde ilamsız icra takibine itiraz edilmediğinden takip kesinleşmiştir. Kesinleşen bir icra takibi nedeniyle davacının itirazın iptali davasını açmakta hukuki yararı yoktur. Bu durumda 1086 sayılı HUMK gereğince ön şart yokluğundan yeni 6100 sayılı HMK’nın 114. maddesi-h fıkrası gereğince davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerekirken, mahkemece davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan gerekçeyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.