YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3437
KARAR NO : 2011/14961
KARAR TARİHİ : 30.11.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 27.12.2010
No : 422-464
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, Konya 13. İcra Müdürlüğünün 2009/608 Esas sayılı dosyasında takip dayanağı 25/08/2008 tanzim ve 15/12/2008 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli ve 20/10/2008 tanzim, 20/12/2008 vade tarihli, 12.000,00 TL bedelli bonolarda müvekkili adına atılmış imzaların müvekkiline ait olmadığını, bu imzaların fiil ehliyeti bulunmayan müvekkilinin eşi Sülayman Serin’e attırılmış olması ihtimalinin yüksek olduğunu ileri sürerek takibin müvekkili yönünden iptali ile davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı müvekkilinin davacının eşi ile mal satışından dolayı ticari ilişkisi bulunduğunu, takip dayanağı bonoların bu ilişkiden dolayı eşinin borcu için davacı tarafından imzalanarak bonoların müvekkiline teslim edildiğini, davacının bu borcu ödememek için imza inkarında bulunduğunu, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddi ile davacının %40 oranında icra inkar tazminatı ile mahkum edilmesine karar verilmesini, savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere benimsenen Adli Tıp Kurumu’nun imza incelemesine ilişkin raporuna göre; Konya 13. İcra Müdürlüğünün 2009/608 Esas sayılı dosyasında takip dayanağı 25.08.2008 tanzim, 15.12.2008 vade tarihli 10.000,00 TL. bedelli ve 20.10.2008 tanzim, 20.12.2008 vade tarihli 12.000,00 TL. bedelli bonolardaki davacı imzasının davacının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Konya 13. İcra Müdürlüğünün 2009/608 Esas sayılı dosyasında takip dayanağı bonolardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin davacı yönünden iptaline, şartları bulunmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu bonolarda davacı … keşideci ve avalist, davalı … ise lehdar konumunda olup adı geçen davalı bonolardaki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumdadır. O halde, davalı icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğundan, davacı lehine İİK’nın 72/5. maddesi uyarınca kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken, kötüniyet tazminatı talebinin reddi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın davacı lehine BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 30.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.