YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3439
KARAR NO : 2011/14525
KARAR TARİHİ : 23.11.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 21.12.2010
No : 2009/826-2010/1073
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, kablo bağlantı elemanları- … ‘in işletmelere sağladığı araştırma ve teknoloji geliştirme desteklerinden azami ölçüde yararlandırılmasını temin etmek amacıyla 26/02/2007 tarihinde davalı firma ile danışmanlık hizmeti sözleşmesinin imzalandığını, davacının sözleşmedeki bütün görevleri yerine getirdiğini, 15/05/2008 … başlıklı 3070345 nolu sözleşme imzalandığını ve bu sözleşme ile davalıya 1 .085.090 Amerikan Dolarlık desteğin sağlandığını, hizmet bedelinin ödenmesine ilişkin esasa göre toplam destekleme tutarının KDV hariç %6 sı kadar olarak kararlaştırılan %18 KDV ilavesi ile 76.824.372 Amerikan Dolarlık danışmanlık hizmet bedelinden davalının ödediği 7.582.38 Amerikan Dolarlık ödeme düşüldükten sonra kalan bakiyenin ödenmesi için davalı aleyhine 69.241.67 Amerikan Doları bedel üzerinden takibe geçildiğini, davalının kötü niyetli biçimde takibe itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek haksız ve kötü niyetli takibe itirazın iptali ile alacağın doğduğu tarihten itibaren yürütülecek %7 faizi ile birlikte tahsiline, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle HUMK 9. md . kasamında yetkili mahkemenin davalının ikametgahı mahkemesi olan İstanbul mahkemeleri olduğu gerekçesiyle yetki itirazında bulunmuş, taraflar arasında 07/09/2006 tarihinde danışmanlık hizmeti sözleşmesi imzalandığını, davalı şirkete 16/03/2009 tarihinde 244.035 TL 31/03/2009 tarihinde 74.463 TL , 28/07/2009 tarihinde 32.803 TL , 29/09/2009 tarihinde 10.278 TL ödendiğini, davacının iddiasının aksine bakiye hizmet bedeli alacağının olmadığını, danışmanlık hizmet sözleşmesine göre TÜBİTAK tarafından ilk ödemenin de davacıya 16/03/2009 tarihinde yapıldığını, 16/03/2009 tarihinden 5 gün sonra alacağın muaccel hale geleceğini, takip tarihi itibariyle muaccel bir alacağın da söz konusu olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuş ve icra takibine geçmekte haksız ve kötü niyetli olan davacı aleyhine %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; takip tarihi itibariyle henüz muaccel olmayan bir alacak hakkında yapılan takipte alacaklının hukuki yararının olmadığı, dolayısıyla İİK’nın 67. maddesi kapsamında itirazın iptali davasının koşullarının davada gerçekleşmediği gerekçesiyle, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 23.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.