Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/3484 E. 2011/13596 K. 01.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3484
KARAR NO : 2011/13596
KARAR TARİHİ : 01.11.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının icra takibine konu ettiği çeklerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalı tarafla hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek icra takibinin iptaline, icra dosyasında tahsil edilen ve edilecek bedellerin tahsil edildikleri tarihten itibaren %48 reeskont-avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava konusu çeklerin ticari vekaletnameye dayanarak davacının eşi … tarafından imzalandığını, bu şahsın piyasaya yüksek miktarda borçlandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde dava konusu çeklerdeki imzanın davacının verdiği vekaletnameye istinaden davacının eşi … tarafından atıldığı, dava konusu her biri 5.000. TL bedelli 06.01.2004 ve 11.01.2004 keşide tarihli çeklerde davacının cirosu ibrazdan sonra olduğu için çekin alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu, bu durumda ispat külfetinin davalı alacaklıda bulunduğu, davalı alacağını ispatlayamadığından bu çekler bakımından menfi tespit talebinin kabulü gerektiği, kambiyo senedi vasfına haiz diğer 6 çek yönünden ispat yükünün davacı-borçluda bulunduğu, tarafların ticari defterleri olmadığından davacıya yemin hakkı hatırlatılmış ve davalı yanca eda edilen yemin neticesinde davacının söz konusu 6 çek bakımından menfi tespit davasını ispatlayamadığı gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, Şişli 1. İcra Müdürlüğü’nün 2004/3068 sayılı icra takibine konu edilen 06.01.2004 ve 11.01.2004 keşide tarihli 5.000.’er TL bedelli çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu çekler yönünden varsa ödenen bedelin davalıdan istirdadına, dava konusu diğer çekler yönünden, davacının menfi tespit talebinin reddine, koşulları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu çeklerin keşidecisi olarak davacının adı yazılmış ise de, çekleri davacının kocası olan …’ın imzaladığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, imza sahibinin çekleri davacının vekili sıfatı ile imzalayıp imzalamadığı konusunda toplanmaktadır. …’ın davacının vekili olduğu ve vekaletnamesinde çek düzenleme yetkisinin bulunduğu dosyaya sunulan vekaletname örneğinden ve banka cevabı yazısından anlaşılmaktadır. Çeklerin vekil sıfatı ile imzalandığına dair çek üzerinde bir açıklama yer almamaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın BK. 32. maddesi hükmü üzerinde durulup tartışılarak çözümlenmesi gerekir. Mahkemece anılan yasa hükmü tartışılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.