YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3681
KARAR NO : 2011/13233
KARAR TARİHİ : 26.10.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin işyerinden çeklerinin çalındığını, davalının çalıntı çeki kullanarak arkasını yazdırdığını, çekteki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek çek nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini ve çekin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı ile ticari ilişkisinin bulunmadığını, kendisinden önceki ciro sahibi …’e inşaat, tesisat malzemesi sattığını ve dava konusu çeki ciro yoluyla aldığını, çek karşılıksız çıkınca …’den alacağını nakit olarak alıp çeki …’e iade ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu çekin üzerinde başkasından alındığına dair herhangi bir isim ve imza bulunmadığı, davalının davacıyla aralarında ticari ilişki bulunduğuna ilişkin bir iddiasının olmadığı, çekin bankaya ibraz edilmesi ile çekin çalıntı olduğunu davalının öğrendiği, buna rağmen çeki bankadan alarak yasal yollara başvurmadığı, çekin bankaya yeniden ibraz edilmesi ve takibe konulması veya el değiştirmesi mümkün olduğundan davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu çekin dava dışı…’in cirosuyla davalıya devredildiği ve çekteki ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı dosyaya sunulan çek örneğinin tetkikinden anlaşılmaktadır. Davalı da çeki ticari ilişkide bulunduğu …’den ciro ile devraldığını ve yetkili hamil olduğunu savunmuştur.
Davacı vekili, dava konusu çekteki keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını iddia etmiş ise de, mahkemece bu yön üzerinde durulmamış ve imza incelemesi yaptırılmamıştır. Sahtecilik iddiası mutlak def’ilerden olduğundan herkese karşı ileri sürülebilir. Çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının saptanması halinde davacının bu çekten dolayı davalıya karşı da sorumlu tutulamayacağı kuşkusuzdur. Ancak imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun saptanması durumunda TTK’nun 599.maddesine göre davalının kötüniyetli hamil olduğu kanıtlanmadıkça davacının bu çek nedeniyle davalıya karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir.
Bu durumda mahkemece yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte toplandıktan sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.