YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3746
KARAR NO : 2011/5322
KARAR TARİHİ : 20.04.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkilinden satın aldığı 9 adet bükme kalıbı bedelinin 8.500 TL’lik kısmını ödediğini, bakiye 8.950 TL’yi ödemediğini, yapılan takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini, %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan 8.500 TL bedelli mal aldığını ve bedelini ödediğini, teslim edilmeyen mallara ilişkin talebin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının … 9. Sulh Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesi, takipsizlik ile sonuçlanan savcılığa verdiği şikayet dilekçesinde ve temyiz dilekçesinde takibe konu 8.905 TL alacağı kabul ederek 3.500 TL’sini ödediğini beyan ettiği, davacının 3.500 TL ödemenin dava konusu borçla ilgili olmadığını beyan etmesine rağmen dava konusu alacak dışında davalıdan alacaklı olduğuna dair yazılı belge sunamadığı, davacı vekilinin yemin teklifinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibin 5.905 TL’lik kısmına itirazının iptaline, davalının hükmolunan alacağın %40’ı oranında tazminatla mahkumiyetine, davacıdan alınıp davalıya verilmesine, asıl alacağı takip tarihinden itibaren %25’i aşmamak üzere artan ve eksilen oranlarda faiz uygulanmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece davalının yaptığı 3.500 TL ödemenin 8.905 TL alacaktan mahsup edilerek 5.405 TL alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken 5.905 TL üzerinden karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
3- İİK’nın 67/1. maddesine göre, takip talebi itiraza uğrayan alacaklı, itirazın kendisine tebliğini izleyen bir yıllık süre içinde mahkemeye başvurarak, İİK’nın 66. maddesi uyarınca takibin durmasına neden olan itirazın iptalini isteyebilir. Alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmasından sonra borçlu itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödeyebilir ve bunu engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Borçlu itirazın iptali davası açıldıktan sonra itirazına konu borcu kısmen veya tamamen öderse ödeme tutarında alacaklının alacağı sona erecek ise de, alacaklının dava tarihi itibarı ile bu miktar için dava açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. İcra inkar tazminatı, itirazın iptali davası sonucunda davanın kısmen veya tamamen kabulüne karar verilmesi koşuluna bağlı olarak tahsiline karar verilebilecek bir tazminattır. Takibe konu borcun dava tarihinden sonra ödenmesi halinde alacaklının ödenen kısım yönünden dava tarihi itibarıyla dava açmakta hukuki yararı bulunduğundan, borca itirazın tümüyle iptali istemiyle açılan dava, ödenen kısım yönünden reddedilecek ise de, alacağın tamamı üzerinden alacaklı yararına tazminata hükmedilecektir. Somut olayda, dava tarihinden sonra yapılan ödemeler tutarında alacaklının dava açmakta hukuki yararı bulunduğundan, davacının dava tarihi itibarıyla alacaklı olduğu 8.905 TL üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, hüküm altına alınan 5.905 TL üzerinden tazminata hükmedilmesi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.