Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/4059 E. 2011/13329 K. 27.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4059
KARAR NO : 2011/13329
KARAR TARİHİ : 27.10.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av….gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Dava 16.482,06 TL vade farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkide vadesinde ödenmeyen faturalar için aylık %3 vade farkı uygulanacağının kabul edildiğini, vade farkı ödenmesi konusunda teamül de oluştuğunu belirterek 16.482,06 TL vade farkı alacağının 12.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında vade farkı ödenmesine ilişkin yazılı bir sözleşme olmadığı gibi teamül de bulunmadığını, teamül olarak ileri sürülen ödemenin karşılıksız çıkan çekin geç ödenmesinden kaynaklanan gecikme faizi ödemesi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece taraflar arasında imzası inkar edilmeyen sipariş formlarında vade farkı uygulanacağına dair ibare olduğu, daha öncede 16.01.2009 tarihinde ödenen vade farkı faturası bulunduğu, bu nedenle bilirkişi raporu ile belirlenen 16.333,98 TL.nin davalıdan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vade farkı alacağının delili olarak 01.12.2008 tarihli iki adet sipariş formunu göstermiş ise de sipariş formlarında vadenin hangi tarihten başlayacağı belirtilmediği gibi hükme esas alınan raporda da hangi faturanın ne zaman ödendiği hangi faturaya ne kadar vade farkı uygulandığı da açıklanmamıştır. Öte yandan dosyada mevcut 19.01.2009 tarihli hesap mutabakatından sonra vade farkı faturası düzenlenip düzenlenemeyeceği de karar yerinde tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.