Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/4209 E. 2011/15657 K. 12.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4209
KARAR NO : 2011/15657
KARAR TARİHİ : 12.12.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen itirazın iptali-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılardan … Bank AŞ. (…), … vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili asıl davada müvekkilinin uzun yıllardır elde ettiği kazancını davalı bankaya yatırmaya gittiğinde, banka çalışanlarının yönlendirmesi ve … hesabındaki paralara devletçe güvence verilmediği hususunda ikaz edilmemesi nedeniyle parasının … hesabına yatırıldığını, bilahare davalı bankaya … tarafından el konulduğunu, yatırılan paranın davalı bankanın güvencesinde ve halen davalı banka yedinde olduğunu bildirerek yatırılan paranın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline; birleşen davada ise … hesabına yatan paradan şimdilik 1.000 TL’sinin davalı … şirketinden tahsiline karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacı hesabının … niteliğinde olmasından dolayı mevduat sigortası kapsamı dışında kaldığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, davacının kendi özgür iradesi ile parasını ayrı bir tüzel kişilik olan … Ltd.Şti’ne yatırdığını, müvekkili ile bu şirketin ayrı tüzel kişiliklere sahip olduğunu, müvekkili bankanın sorumluluğu bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Birleşen dosya davalısı duruşmalara katılmamış, cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu hesabın Türkiye’de açılmış tasarruf mevduatı niteliğinde bulunmaması karşısında …’ye husumet yöneltilemeyeceği, davacı tarafından … şirketine yapılan havalelerin davacının talimatı ile yapıldığı, söz konusu havale işlemlerinde davalı bankanın muhabir banka olduğu, davalı banka aracılığıyla gerçekleştirilen havale işlemi nedeni ile davalı bankanın bu aşamada sorumlu tutulamayacağı, davacının ancak, havalenin yapıldığı şirketten alacağını tahsil edememesi halinde davalı bankanın sorumlu tutulup tutulamayacağının tartışılmasının mümkün olacağı, henüz … Bank aleyhine açılan dava sonucu alınan ilamın semeresiz kaldığına ilişkin bir delilin de dosyaya sunulmadığından davalı banka yönünden davanın zamansız açıldığı, birleşen dosya davalısının yatırılan parayı iade etmesi gerektiği gerekçeleriyle davalı … hakkında açılan davanın zamansız açılması nedeniyle reddine, davalı … hakkındaki davanın husumet yönünden reddine; birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı … AŞ’nin külli halef olduğu … A.Ş şubesinde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak … Bank Ltd. Hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış olup, mahkemece davalı … hakkında açılan davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararının kesinleşmesinden önce İstanbul 8. AĞCM ‘nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi … A.Ş’nin sahibi olan … hakkında “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve bu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza Mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde … ve … A.Ş’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, … A.Ş aracılığıyla … hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların … Holding A.Ş bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, … Bankasının paravan bir şirket olarak … tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, … A.Ş’nin sözkonusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer … hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle … hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur. Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin emsal kararları da gözetildiğinde, davacının alacağını, hakkındaki dava kabul edilen … Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalı bankaya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41. TTK’nun 321/son 336/5 maddesi uyarınca … A.Ş’nin külli halefi olan davalı … A.Ş’nin hukuki durumunun bu çerçevede saptanması gerekirken, bu davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.