YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4307
KARAR NO : 2011/14927
KARAR TARİHİ : 29.11.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 16.12.2010
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirketten 10.03.2006 tarihinde … … Kamyonet (… plakalı) satın aldığını, kısa bir süre sonra motor kaputunun boyasının dökülmeye başladığını ve kaputun boya kalınlığının ortalamanın çok üzerinde olduğunun anlaşıldığını, sıfır araç olarak satılan aracın hasarlı ve darbeli olduğunu, davalı şirkete 11.10.2006 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini (satış sözleşmesinin feshi veya ayıplı aracın yenisi ile değiştirilmesi için) ancak, bir sonuç alınamadığını ileri sürerek satış bedelinin faizi ile birlikte müvekkiline iadesi ile sözleşmenin feshine veya satın alınan aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesine ya da araç bedelinin %50’sinin tenzili ile avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 10.000 TL manevi tazminatın 10.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, araçta herhangi bir ayıp ve kusurunun bulunmadığını, muayene ve ihbar sürelerinin TTK’da iki ve sekiz günle sınırlandırıldığını, davacının aracı satın aldıktan üç ay sonra 05.06.2006 tarihinde “kaput üzerinde boya kalkması” şikayeti ile servise başvurduğunu, garanti kapsamında sorunun çözümleneceğinin söylenmesine rağmen haksız olarak bu davanın açıldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, 3.170 TL maddi takdiren 500 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 03.11.2006 tarihinden itibaren değişen ve değişecek oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-a)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
b)Somut olayda manevi tazminat koşulları oluşmadığından bu yöndeki talebin reddi gerekirken kısmen kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir
2)-Davacı vekilinin temyizine gelince;
a) Yukarıda 1/b bendindeki bozma nedenine göre, davacı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
b) Ayıp nedeniyle bedelden tenzilat konusunda bilirkişi heyetinin kök raporu ile 1 ek raporu arasında çelişki bulunduğu gibi sonraki ek raporlar ile kök rapor ve 1.ek rapor arasında da çelişki meydana gelmiştir. Davacı tarafça ek raporlara itiraz edilmiş, kök rapordaki tenzilat oranı üzerinden karar verilmesi istenmiştir. Bu durumda mahkemece ayıp nedeniyle yapılabilecek bedelden tenzilat oranının somut olay bakımından hakkaniyete uygun biçimde saptanması ve önceki raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi yönünden yeni bir bilirkişi heyetinden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1/a bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2/a bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, hükmün 1/b bendinde belirtilen sebeplerle davalı yararına, 2/b bendinde belirtilen sebeplerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde davacı ve davalıya iadesine, 29.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.