Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/4315 E. 2011/13199 K. 26.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4315
KARAR NO : 2011/13199
KARAR TARİHİ : 26.10.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. … …ile davalı vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile uzun süreden beri ticari ilişkisi olduğunu, davalıya toptan sebze ve meyve sattığını, bedelinin ödenmemesi üzerine çekilen ihtarın sonuçsuz kaldığını belirterek 135.000 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının dayandığı bir kısım faturalardaki malların müvekkili tarafından satın alınmadığını, diğer faturaların ise kapalı fatura olup, bedelinin nakden ve peşin olarak ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının usulüne uygun şekilde tutulmamış ticari defterlerinde dava konusu faturaların işlenmiş olduğu, faturanın altına atılan imza ve basılan kaşenin fatura bedelinin ödendiğine karine teşkil edeceği düşünülebilir ise de dava konusu irsaliyeli fatura olduğundan bu imzanın teslime ilişkin olduğunun kabulü gerektiği, kaldı ki davalı defterine faturanın işli olmasının kapalı faturaya ilişkin karinenin aksini gösterdiğini belirterek, 118.241 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle re’sen gözetilecek haller dışında temyiz nedeni yapılmayan hususların bozma nedeni yapılamayacak olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı yan açmış olduğu alacak davasında 135.000. TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 6.1.2011 günlü oturumda ise davacı vekili “bilirkişi raporuna bir diyeceğimiz yoktur. Rapor doğrultusunda 118.241,20 TL talep ediyoruz” demiştir. Mahkeme de 118.241,20 TL üzerinden davanın kabulüne karar vermiştir.
Yukarıda yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere dava 135.000.TL’den açıldığı hâlde 118.241,20 TL üzerinden kabul edilmiş olup, dava kısmen kabul kısmen reddedilmiş olduğundan, reddedilen kısım bakımından davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.