Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/4489 E. 2011/15401 K. 07.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4489
KARAR NO : 2011/15401
KARAR TARİHİ : 07.12.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki çerçevesinde davalıya satılan mal ve ürün karşılığında fatura düzenlendiğini, ürün bedellerinin bir kısmının davalı tarafından ödendiğini, müvekkilinin 29.09.2009 tarihli cari hesap ekstresi ile ticari defterlerine göre davalının müvekkil şirkete bakiye 6.377,93 TL borcunun kaldığını, bu miktar alacağın tahsili için davalıya karşı başlatılan ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, haksız ve mesnetsiz borçlu itirazının iptalini ve icra takibinin devamını, takibe kötü niyetli olarak itiraz eden davalının % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında fason sözleşmesine istinaden ticari ilişki olduğunu, davacının ürettiği davalı-müvekkili şirketin tasarımları olan ürünlerin müvekkili tarafından yurt dışına ihraç edildiğini, gerekli resmi belgeleri hazırlamayan davacının kotaya düşmesi dolayısıyla KDV alacağını alamadığını, bunun için davacıya ihtarname keşide edilerek eksik belgeleri tamamlamasının ihtar edildiğini, netice alınamaması üzerine de davacı yanın aleyhine 17.09.2009 tarihinde 6.377,94 TL’lik reklamasyon faturası kesildiğini, müvekkilinin borcunun bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; KDV zararının davacının kusurundan doğduğu, davalının da haklı olarak zararı kadar reklamasyon faturası keserek borcundan düştüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yan satılan mal bedelinin bakiyesinin ödenmediğini iddia ederken, davalı taraf, davacının kusuru nedeniyle alması gereken KDV’yi alamadığını, bu nedenle reklamasyon faturası kestiğini savunmuş ve dosya içerisine kendi muhasebecisince Beyoğlu Vergi Dairesince yazılmış olan 05.06.2009 günlü yazıyı ibraz etmiştir.
Yukarıda yapılan bu açıklamalar gözetildiğinde, mahkemece anılan vergi dairesine usulüne uygun müzekkere yazılarak davalıya KDV iadesi yapılmamasının nedeninin bildirilmesinin istenmesi, keza ödense idi ne kadar KDV iadesi yapılacağı belirlenip gerekli görüldüğü takdirde anılan vergi dairesi cevabından sonra konusunda uzman bilirkişiden yeni bir rapor alınıp varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi uygun görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.