YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4495
KARAR NO : 2012/285
KARAR TARİHİ : 17.01.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı …’un asıl borçlu davalı …’un müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı Genel Kredi Sözleşmesinden doğan borçlarını zamanında ödemedikleri için hesabı kat ettiklerini ileri sürerek, davalıların itirazlarının iptallerini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ticari kredi olduğu için ticaret mahkemesinin görevli olduğunu ve icra müdürlüğününde yetkisiz bulunduğunu belirtmiş kat ihtarının kefil …’a keşide edilmediğini, ihtarnameye konu kredileri müvekkiller kullanmadığı ve banka görevlilerinin usulsüz işlemleri nedeniyle borçlu gösterildiklerinden Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, nakit para çekimi olmadan hesaplar arasında usulsüz hareketler olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davacı bankanın usulsüz kredi tahsisi nedeni ile davalılara talep edilmeyen ve ihtiyaç duyulmayan kredi tahsis ettiği, kredi müşterisine gerçekte kullandırılmamış kredi nedeniyle takip yaptığı, krediyi tahsis eden banka görevlilerinin teftiş sonucu işlerine son verildiği ve banka tarafından şikayetçi olunmadığından banka çalışanlarının usulsüz eylem ve işlemleri nedeniyle takipsizlik kararı verildiği gerekçesiyle, kanıtlanamayan davanın reddine, bu durumu bilen davacının haksız ve kötü niyetli takip yapması nedeniyle takibe konu asıl alacağın %60’ı oranında icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı temlik alacaklısı Girişim Varlık Yönetim A.Ş vekilince temyiz edilmiştir.
Hükmü temyiz eden ve alacağı … AŞ’den temlik yoluyla alan davacı Girişim Varlık Yönetim A.Ş tarafından maktu temyiz karar harcının yatırıldığı dosyada bellidir. Ancak ret ile sonuçlanan davada mahkemece “Davacı harçtan muaf olduğundan ve dava retle sonuçlandığından harç alınmasına yer olmadığına” denilerek hükmedilmesi gereken maktu karar ve ilam harcının tahsiline karar verilmediği anlaşılmaktadır.
Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi gereğince yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamaz. Aynı Yasanın 28/a maddesinde karar ve ilam harcının ne zaman ödeneceği açıkça hükme bağlanmıştır. Üstelik, 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 123/son maddesindeki harç istisnası, yurt dışından alınacak kredilerin geri dönüşümü ile ilgili işlemlerle sınırlı olmak üzere uygulanmaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 14.01.2010 tarih, 2008/81 Esas, 2010/8 Karar Sayılı kararı ve Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2010 tarihli 2010/12-443 E. ve 2010/471 K. Sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu durumda davacı …A.Ş ‘nin (sonradan alacağın temliki yolu ile alan Girişim Varlık Yönetim A.Ş ) karar ve ilam harçlarından müstesna olmadığı gözden kaçırılarak, yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 17.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.