Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/4649 E. 2011/13743 K. 03.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4649
KARAR NO : 2011/13743
KARAR TARİHİ : 03.11.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle haklı olarak feshedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla cezai şart bedeli olan 11.500.00 USD’nin YTL karşılığı olan 15.000.00 TL’nin faizi ile davalıdan tahsiline, davalı iş yerinde kullanılan telefonun davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sözleşme edimlerini yerine getirdiğini, sözleşmeye davacının uymadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalı tarafından yabancı gaz firmalarına ait Lpg tüplerine kaçak dolum yaparak satışa arz ettiğini, bu nedenle cezai şart talebinde bulunduklarını belirttiği halde dosyadaki mahkeme kararları ile arama tutanağında başka firmanın boş tüplerini bulundurduğu ancak dolum aparatlarını kullanarak başka firmaya ait tüpleri sattığına dair bir delil bulunmadığı, sadece boş tüp bulundurmanın sözleşmenin 15. maddesine aykırılık teşkil etmediği bu suretle sözleşmede düzenlenen cezai şart istem koşullarının oluşmadığı, tescili istenen telefonun davalı adına kayıtlı olmadığından tescilinin istenemeyceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı yan dava dilekçesinde taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin 5.,15.,24.,25.38.,39. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürerek bayilik sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğini açıklamak suretiyle talepte bulunmuştur.
Mahkeme kararının neleri taşıması gerektiği HMK’nın 388. maddesinde (HMK. 297. madde) açıklanmıştır. Anılan maddeye göre kararda iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen olaylarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep, açık ve kesin şekilde belli edilmesi gerekir. Hal böyle olunca mahkemece, dava dilekçesinde gösterilen sözleşme maddeleri karar yerinde tek tek irdelenip, tartışılıp ihlal edilip edilmedikleri açıklandıktan sonra bir hüküm tesisi gerekirken, sadece sözleşmenin 15. maddesi esas alınarak eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 3.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.