Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/4749 E. 2011/6494 K. 11.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4749
KARAR NO : 2011/6494
KARAR TARİHİ : 11.05.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı talebin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde ihtiyati haciz isteyen vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
İhtiyati haciz isteyen vekili, 78.820.-TL.para alacağına ilişkin ilama istinaden ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, talep konusu kararın kesinleşmediği, ilama dayalı alacak için ilamlı takip yapılabileceği belirtilerek ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş, hüküm ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK’un 443’üncü maddesinde mahkeme kararlarının kural olarak kesinleşmeden icra edilebileceği belirtildikten sonra bu kuralın istisnaları da açıkça düzenlenmiştir. İhtiyati haciz istemine dayanak ilâm para alacağına ilişkin olup, icrası için hükmün kesinleşmesine gerek bulunmamaktadır. Ayrıca İİK’nun 259,II hükmünde ilama dayalı ihtiyati haciz taleplerinde teminat dahi aranmayacağı belirtilerek ilama dayalı alacaklara bu konuda ayrıcılık tanınmıştır. Bu şekilde ilama dayalı alacaklar için ihtiyati haciz talep edilebileceği açıkça kanunda düzenlenmiştir.
Öte yandan ihtiyati haciz müessesi, medenî usul hukukundaki ihtiyati tedbir ve idare hukukundaki yürütmenin durdurulması müesseseleri gibi bir geçici hukuki koruma önlemidir. Türk hukuku açısından etkin hukukî himayenin sağlanmasının hukuk devletinin bir gereği ve dolayısıyla Anayasa’nın bir emri olduğunu kabul etmek gerekir. Anayasanın 2’nci maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin kanun koyucuya, bireylere etkin hukukî himaye sağlama ödevini vermiş olduğundan şüphe etmemek gerekir. İhtiyati haciz açısından soruna bakıldığında takip borçlusu, mallarını kaçırarak haksız çıkacağını tahmin ettiği bir takibin sonuçlarından kurtulabilir. İşte buna engel olmak, elde edilen hakkın aynen gerçekleştirilmesini sağlamak hukuk düzeninin görevidir. Bu nedenle geçici hukukî koruma önlemleri toplumsal barışın sağlanması açısından da önem taşımaktadır. Somut olay bakımından alacağı ilama dayalı alacaklının ilamlı takip süreci içerisinde kesin haciz koydurma imkânına kavuşması için icra emrinde yazılı olan sürenin geçmesi gerekir (İİK m.37). Bu süre geçmeden icra müdürü tarafından borçlunun mallarına kesin haciz konulamaz. Dolayısıyla alacağı ilama dayalı alacaklının henüz kesin haciz isteme yetkisinin bulunmadığı bir aşamada ihtiyati haciz ile alacağının güvence altına alınmasını talep etmesinde hukukî yararı mevcuttur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar vermek gerekirken, kanuna uygun olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine,11.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.