Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/4816 E. 2011/7302 K. 01.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4816
KARAR NO : 2011/7302
KARAR TARİHİ : 01.06.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilin bir süre kiracısı bulunduğu işyerinde elektrik aboneliğini üzerine almış ise de sonrasında bu yerden ayrıldığını, ancak abonelik sözleşmesini iptal ettirmeyi unuttuğunu, davalı yanca müvekkilinin işyeri ile ilgisi bulunmadığı gözetilmeden bu yere ait tahakkuk ettirilen kaçak elektrik tüketim bedellerinin tahsili için müvekkili aleyhine beş ayrı icra dosyası ile takipler yapıldığını, oysa bu işyerinde kaçak elektrik kullanan dava dışı kişiler bilindiği halde davalı kurumun müvekkilini sorumlu tutmasının doğru olmadığını belirterek, takibe konu elektrik bedellerinden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tesbitiyle, %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava devam ederken davasını ıslah ederek talebini, 22.663,46 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan borçdan davacı abonenin de müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda abonelik ilişkisini sonlandırmayan davacının da elektriği kullananlarla beraber müşterek ve müteselsilen borçdan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18/11/2009 tarih 2009/288 E. 10888 K. sayılı ilamıyla “davalı yanın temyiz dilekçesi ekinde elektriği kestirdiğine dair abone fesih belgesi ibraz etmiş olduğu, bu belgenin geçerli bir belge olması halinde borcun sona erebileceği gözetilerek anılan bu delil üzerinde durulması için” hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş, davalı kurumdan gelen yazı cevabı içeriğine göre davacı yanın sunduğu abone fesih belgesinin geçerli bir belge olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Zira bozma kararında da belirtildiği gibi 06.07.2005 tarihli abone fesih kağıdı uyarınca davacı tarafından aboneliğin feshi talep edilmiş ve bu belgenin alt kısmı 8/7/2005 tarihinde Turgut Sarı isimli görevli tarafından imzalanmıştır. Tedaş Seyhan Merkez İlçe İşletme Müdürlüğünün mahkemeye hitaben gönderdiği 6/9/2010 tarihli cevabi yazıda, 3/5/2010 tarihinde davacı …’ün aboneliğinin bittiği bildirilmiş ancak aynı cevap yazısının devamında aboneliğin sona erdiğine dair bir belge bulunmadığı şeklinde bir ifade kullanılarak yazının kendi içerisinde çelişki yaratılmıştır. Bu durumda mahkemece davacının sorumlu olup olmadığının saptanabilmesi için 6/7/2005 tarihli abone fesih kağıdının davalı idarenin kayıtlarına işlenip işlenmediği hususunda araştırma ve inceleme yapılıp, gerektiğinde anılan belgeyi imzalayan görevli Turgut Sarı’nın da tanık olarak ifadesine başvurularak davalı idarenin 6/9/2010 tarihli cevap yazısındaki çelişkinin nedenleri üzerinde de durulup belirtilen çelişki giderildikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.