YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/488
KARAR NO : 2011/12376
KARAR TARİHİ : 11.10.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı borçlu …’ın davalı banka ile imzaladığı krediye kefil olduğunu, bu sözleşmeden kaynaklanan bakiye borcun müvekkilince ödenerek borcun kapatıldığını, müvekkili ile hiçbir ilgisi olmadığı halde çek yaprağı başına ödemekle yükümlü olduğu miktar için aleyhine icra takibine girişilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek müvekkilinin icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının asıl borçlu …’ın Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandığı tüm kredilere kefil olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının kefaletinin 08.10.2008 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca borçluya kullandırılan kredili mevduat hesabına ilişkin bulunduğu, bu hesaptan kaynaklanan borcun kat edilmesinden sonra davacı kefil tarafından toplam 6.030.00 TL. ödeme yapılarak borcun kapatıldığı, davacının kefaletinden önce banka tarafından dava dışı asıl borçluya 08.10.2007 tarihinden itibaren verilmeye başlanan çek karnesindeki bankanın tanzim ettiği çeklerden kaynaklanan kredi borcuna davacının kefaletinin, takibe konu çek hesabından sorumluluğunun bulunmadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne, davacının icra takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2.820.00 TL. asıl alacağın %40’ı oranındaki tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu Genel Kredi Sözleşmesinin 12. maddesinde “ Kefalet ve Kefillerin Sorumluluğu “ başlığı altında kefilin sorumluluğunun kapsamı ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Mahkemece somut olay bakımından anılan sözleşme hükmü üzerinde durulup tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.