Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/4918 E. 2011/14066 K. 16.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4918
KARAR NO : 2011/14066
KARAR TARİHİ : 16.11.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 02.11.2010
No : 2009/39-2010/941

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalılar vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıların murisi tarafından müvekkili hakkında yapılan takip nedeniyle 2003 yılında Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verilerek hükmün kesinleştiğini, ancak menfi tespit davası açılmasından sonra 2005 yılında davalılar murisinin bu kez müvekkiline ait başka bir makineyi alacağına mahsuben ihale yoluyla satın aldığını, halbuki bu makinayı satın almasını gerektiren bir alacağının bulunmadığını, müvekkilinden haksız şekilde bir bedel alındığını, bu bedelin tahsili amacıyla yapılan takibin vaki itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının bu iddialarının kesinleşen Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi kararında irdelendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararının kesinleşmesinden sonra İcra Müdürlüğü tarafından davalı tarafa ödeme veya mal teslimi yapılmadığı, bu nedenle aynı nedene dayalı olarak takip yapılamayacağı ve dava açılmayacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/179 E, 2005/527 K sayılı kararında tek makine hakkında açıklama mevcuttur. Ayrıca mahkemece alınan 4.2.2010 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmının 3. bendinde; “…üç kiloluk enjeksiyon makinesinin Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesindeki menfi tespit davasına konu edilmediği ve aynı makinenin 28.3.2005 tarihinde davalıya alacağına mahsuben ihale edildiği…” belirtilmiş; 4. bentte de bu makinenin bedelinin talep edilebileceği yolunda görüş bildirilmiştir.
Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir (HMK m.303,I). Bu hüküm HUMK’un 237,II hükmündeki“Kaziyei muhkeme, ancak mevzuunu teşkil eden husus hakkında muteberdir” ifadesinin daha açık ve anlaşılır şekilde yazılmış hâlidir. Kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir. Öte yandan Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesindeki dava 21.4.2003 tarihinde açılmış olup, davacı tarafından 12.1.2005 tarihinde ıslah edilmiştir. Davaya konu makinenin ihale tarihi ise 28.3.2005’tir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan yönler gözetilmeden kesin hüküm olarak kabul edilen Asliye Ticaret Mahkemesi kararının kesinleşme tarihi esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 825,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.