Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/5062 E. 2011/15493 K. 08.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5062
KARAR NO : 2011/15493
KARAR TARİHİ : 08.12.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı Halk Bankası A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı, davacının Anadolu Bank Mersin Şubesindeki 29463801 numaralı hesabına ait 2 adet çekin davalı … tarafından doldurularak diğer davalıya ciro yoluyla devredildiğini, söz konusu çekler altındaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek davaya konu sahte çeklerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitini ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … adına usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, davalı cevap vermemiştir.
Davalı Halkbankası A.Ş. vekili, müvekkilinin davaya konu çekleri temlik cirosuyla aldığını ve iyiniyetli meşru hamil olduğunu bildirerek davanın reddini ve %40 tazminata hükmedilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu çekler altındaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, dava konusu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalı …’tan asıl alacak miktarı üzerinden %40 tazminatın tahsiline, davalı Halkbankası A.Ş. yönünden tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı Halkbankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekilinin temyizi davalı bankanında %40 tazminatla sorumlu tutulmasına ilişkindir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle 5411 sayılı kanunun geçici 13.maddesi yollamasıyla 138. maddesi hükmü gereğince davalı bankanın tazminattan muaf olduğu gözetilerek tazminatla sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı banka vekilinin temyizine gelince, davacı yan takip konusu çeklerdeki imzanın şirket temsilcisine ait olmadığı, bir başka deyişle sahtecilik iddiası ile iş bu davayı açmıştır. Sahtecilik iddiasının herkese karşı ileri sürülebilecek olmasına göre davalı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Davanın sahtecilik iddiasına dayalı menfi tespit davası olduğu gözetilerek mahkemece Adli Tıp Kurum Başkanlığından veya konusunda uzman bilirkişi kurulundan takip ve dava konusu çekler üzerinde imza itirazı yönünden inceleme yaptırılarak bir rapor alınıp varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken açıklanan bu yön gözardı edilerek icra hukuk mahkemesinde alınan raporlara itibar edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte gösterilen nedenle davalı banka vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte gösterilen nedenlerle hükmün temyiz eden davalı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.