YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5104
KARAR NO : 2011/15865
KARAR TARİHİ : 15.12.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıların borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları Genel Kredi Sözleşmesine istinaden mevcut borcu ödememeleri nedeniyle hesabın kat edilerek davalılar hakkında İzmir 18. İcra Müdürlüğü’nün 2008/1095 E. Sayılı dosyasında icra takibi yaptıklarını, davalıların itirazıyla takibin durduğunu belirterek davalıların haksız itirazlarının iptaline, davalılardan …’in kefalet miktarı ile sınırlı olmak üzere itirazının iptaline ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili sonraki celselerdeki beyanında, genel kredi sözleşmesi altındaki imzanın davalı …’in eli ürünü olmadığını ve borcun likit olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, genel kredi sözleşmesi altındaki imzanın …’e ait olduğu, davalıların itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davalı … bakımından 200.000 TL kefalet limiti gözönüne alınarak dosya arasındaki bilirkişi raporlarına göre davanın kabulüne, itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı iş bu davasında İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2008/1095 E. Sayılı icra dosyasında yapılan takibe vaki itiraz üzerine 287.249,59 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesini istemesine rağmen, harca esas değer olarak 267.869,71 TL göstermiştir. Mahkemece bu yön gözetilerek eksik harcın tamamlattırılmaması doğru olmadığı gibi, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderinde de kabul ve red oranının gözetilmeyerek hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.