YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5153
KARAR NO : 2011/15618
KARAR TARİHİ : 12.12.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekili ile süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, ödenmemesi üzerine Şişli 3. İcra Müdürlüğü’nün 2008/15409 sayılı dosyasıyla takip yapıldığını ve takibe itiraz edildiğini, davalının esasen takip alacağının 5.229,03 TL’sini kabul ettiğini, fakat müvekkili uhdesinde davalıya ait belge ve dökümanların bulunduğundan bahisle talep hakları olmadığının ileri sürüldüğünü, böyle olsa dahi para istenmesinin engellenemeyeceğini belirterek itirazın iptali ile davalının %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki bulunduğunu, takipte istenen kadar borç olmadığını, davacının müvekkilinden 5.229,03 TL alacağı olduğunu, bu alacak miktarının da davacı uhdesinde bulunan ve ticari sır niteliğindeki müvekkile ait belgelerin kendilerine iadesi halinde ödenebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, yanlar arasındaki uyuşmazlığın davalıya tebliğ edildiği kanıtlanamayan ve ne tür hizmetin verildiği dahi belirgin olmayan 14.148,20 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, adı geçen fatura incelendiğinde “Ocak 08 ajans hizmet bedeli 10.000 USD x 1.990 TL” açıklamasının olduğu, teslim alan kısmında imza bulunmadığı ve nasıl bir hizmetin verildiğinin kanıtlanamadığı, davacı tarafından sunulan delillerin hiçbirinin de iddiayı kanıtlamaya yönelik olmadığı, sunulan deliller incelendiğinde başka firmalara yapılan ve davacı adına kesilen faturaların görüldüğü, bunların davalı ile bağlantısı saptanamadığı gibi hizmetin verildiği hususunun da belirlenemediği, davacı taraf her ne kadar elektronik mektuplardan bahsetmiş ise de dosyaya bunların sunulmadığı, davacı tarafa son olarak uyuşmazlığa konu faturada belirlenen hizmetin verildiği konusunda davalı tarafa yemin yöneltme hakkı hatırlatıldığı halde davacı vekilinin bunu kabul etmediği, davalı tarafın kabul ettiği miktarın ödenip ödenmemesinin bu davanın konusu olmayıp itirazın iptali davasında önemli olanın alacağın tamamının veya bir kısmının kabul edilmesi olduğu, kabul edilmeyen miktar açısından davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de, söz konusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince;
Davacı yan, takibinde davalıdan 19.377,23 TL üzerinden alacaklı olduğunu bildirerek talepte bulunmuştur.
Davalı yan ise itirazında ve cevap dilekçesinde 5.229,03 TL borçları olduğunu belirterek itiraz etmiştir.
Mahkemece açıklanan bu takip tutarı, davanın açılmasında harca esas gösterilen miktar ve itiraz gözetilerek bir karar verilmesi gerekir iken eksik incelemeyle olaya uygun düşmeyen gerekçeyle davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bendde gösterilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.