YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5253
KARAR NO : 2011/15625
KARAR TARİHİ : 12.12.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin … Müh. Müş. Ulus. İnş San. LTd. Şti ‘ nin sahibi olduğunu, müvekkilinin iş yerinde 29/04/2009 günü hırsızlık yapıldığını, işyerindeki senetleri, çekleri ve boş çek karnelerinin çalındığını, çalınanlar arasında bulunan Garanti Bankası Gebze Çarşı şubesinden verilen , boş çek yapraklarından bir tanesinin doldurulduğunu, Garanti Bankası Zekeriyaköy şubesine … tarafından ibraz edilerek çekin tahsil edildiğini, çekin arkasında diğer davalıların da cirolarının bulunduğunu, müvekkilinin davalıları tanımadığını, … ‘ ün çalınan çeki haksız ve kötü niyetli olarak tahsil ettiğini belirterek, müvekkilinin davalılara borçlu bulunmadığının tespitine ve tahsil edilen 9.000,00 TL’ nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili müvekilinin iyi niyetli çek hamili olduğunu, çekin süresinde bankaya ibraz edilerek tahsil edildiğini, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılara tebligat yapılmış, duruşmalara gelmediklerinden yargılama yokluklarında yürütülmüştür.
Mahkemece, benimsenen hukukçu bilirkişi raporu doğrultusunda, çekin 29/04/2009 tarihinde çalındığının iddia edildiği ancak bu tarihten yaklaşık 2 ay sonra 26/06/2009 tarihinde Cumhuriyet Savcılığına verilen dilekçe ile ödemenin durdurulmasının istendiği, rıza dışı elden çıkma durumunda ödemeyi engellemek için keşidecinin durumu bankaya bildirmesinin yeterli olduğu, bankaya yapılan bu bildirimin bir şekle tabi bulunmadığı, Çek Kanunu’nun 4. maddesine göre muhattap bankanın bu durumda ödemede bulunamayacağı, aksine davranış halinde sorumlu olacağı, çek karşılığının tahsilinden bir gün sonra bankaya ödemeden men talimatı verilmiş olup, hamiline çeki devir etmek için ciro yapmaya gerek bulunmadığını, sadece zilyetliğin devri/tesliminin yeterli olduğu, cironun garanti fonksiyonunu haiz olduğu, hamiline yazılı çekte cironun gerekmediği ancak ciro yapılmış ise bunların hüküm ifade edeceği ve cirantaların çekin ödemesinden müteselsilen sorumlu hale geleceği, çekin sadece bir ödeme vasıtası olduğu, çalınma tarihinden iki ay sonra tahsil edilen, hamiline yazılı olmasına karşılık üzerinde üç adet ciro bulunan bir çekin sahte veya çalıntı olduğu iddasının yersiz olunduğu, kıymetli evrak niteliğine sahip kambiyo senedini elinde bulunduranın onun maliki sayıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yan, dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında dava konusu çekin başka çeklerle birlikte iş yerinden imzasız ve boş olarak çalındığını, çekteki imzanın da davacıya ait olmadığını iddia etmiştir.
Açıklanan bu iddia gözetilerek mahkemece sahtecilik iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği gözönünde bulundurulup öncelikle çek üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı iddiası üzerinde durularak bu yönde Adli Tıp Kurumu veya konusunda uzman bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme yapılarak yazılı gerekçe ile davanın reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.