Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/537 E. 2011/11498 K. 27.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/537
KARAR NO : 2011/11498
KARAR TARİHİ : 27.09.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı bir şirketin borçlusu olduğu Genel Kredi Sözleşmesini davalının müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, alacağın ödenmemesi nedeniyle girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, bir dönem borçlu … Gıda Ltd.Şti.’nin hissedarı iken 07.07.2008 tarihinde şirketteki hissesini üçüncü bir kişiye devrettiğini, borçla alakasının kalmadığını savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen ek bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre davanın kısmen kabulüne, takip tarihi itibariyle 21.255,49 TL asıl alacak 13.118,63 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz 655,92 TL faizin gider vergisi olmak ve asıl alacağa takipten itibaren yıllık %126 akdi temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı banka tarafından davalıya ihtarname gönderilerek hesabın kat edildiği, 11.06.2009 tarihi itibariyle 24.017,74 TL alacak talebinde bulunulmuştur. İhtarnamenin tebliği ve ihtarnamede tanınan bir günlük süreye göre temerrüt tarihinin 11.07.2009 olduğu anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda son taksidin ödendiği tarih itibariyle ana para borcunun 21.255,49 TL olduğu belirtilmiş, bu miktara temerrüt tarihine kadar akdi faiz yürütülerek temerrüt tarihi itibariyle asıl alacağın 23.704,99 TL olduğu, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar 10.785,77 TL işlemiş temerrüt faizi ve 539,28 TL
%5 BSMV gözetildiğinde takip tarihi itibariyle davacının fer’ileri ile birlikte toplam alacağının 35.030,04 TL olduğu konusunda görüş bildirilmiştir. Mahkemece anılan bilirkişi ek raporunda belirtilen toplam miktar üzerinden hüküm kurulmuş ise de takip tarihinden sonrası için yürütülecek temerrüt faizine esas alınacak asıl alacak miktarının belirlenmesinde yanılgıya düşülmüştür. Zira, asıl alacak olarak ana para ve buna temerrüt tarihine kadar işlemiş akdi faiz eklenerek bulunan temerrüt tarihindeki 23.704,99 TL’nin esas alınması ve bu miktara takip tarihinden itibaren mahkeme hükmünde belirtilen faiz oranı üzerinden temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 27.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.