YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5451
KARAR NO : 2011/14907
KARAR TARİHİ : 29.11.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 12/11/2010
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı asil … ve vekili Av….’in gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı ile müvekkili …’un davalının kullanımındaki dükkanın devri konusunda anlaştıklarını, devir bedelinin teminatı olarak müvekkillerinin imzasını taşıyan ve neyin teminatı olduğu belirtilen iki adet senet verildiğini, anlaştıkları bedelin ödenmesine rağmen davalının senetleri iade etmeyerek icra takibine giriştiğini, senetlerin teminat amacıyla verildiğini ve bedelsiz olduğunu belirterek müvekkillerinin davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, anlaşmaya konu bedelin ödenmediğini, dava konusu senetlerin verildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve tarafların isticvabına göre davacıların devir bedelinin ödendiğini ispatlayamadıkları, davalı beyanından 10 milyar tahsilatın yapıldığının kabulü gerektiği, davacıların işyerini 8 ay kullandıktan sonra davalı tarafından işyerine alınmadığı, böylece sözleşmenin fesh edildiği, davaya ve takibe konu bonoların bedelsiz kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, icra takibine konu iki bononun teminat iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki delillerden davacıların davalıya ait marketin işletmesinin devri karşılığında ve işletilmesi sırasında davalıya ödenecek kar ortaklığı bedelinin teminatı olarak 40.000 TL.lik teminat bonosu keza ticarethane içerisinde bulunan ve davacıların kullanımına market işletmeciliği ile birlikte verilen iddia makinesi ile davalıya verilecek gelirin yarısının teminatı olarak da davacı tarafça 41.000 TL.lik takip konusu edilen diğer bononun verildiği anlaşılmaktadır.
Davacılar, tüm yargılama aşamasında ve isticvaplarında 30.000 TL. devir bedelini ve market geliri ödemelerini ayrıca iddia makinesinden tahsil edilen gelirin yarısını da davalıya ödediklerini iddia etmişler, davalı ise 19.02.2010 günlü isticvabında davacıların dükkanında 8-9 ay market işletmeciliği yaptıklarını, gerek toptancılara verilen ödemeler gerekse devir bedeli için 5-10 milyar TL ödeme yaptıklarını bildirmiştir.
Bu durumda mahkemenin takip ve dava konusu yapılan bonoların teminat olarak verildiğine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, öncelikle davacıların devre konu ticarethaneyi kullandıkları sürede elde edebilecekleri gelir ve bu gelirden davalıya ödeyecekleri miktar saptanıp, davalının kabulünde olan miktar mahsup edilerek, 40.000 TL.lik bononun ne miktar için teminat vasfının devam ettiği belirlenerek, yine davacıların marketi işlettikleri sürece iddia makinesinden kazandıkları bedel bulunup, bulunan değerden davalıya ödenmesi kararlaştırılan miktar gözetilerek 41.000 TL.lik bononun da teminat vasfının ne miktar için devam ettiği saptanıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.11 .2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.