Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/548 E. 2011/11899 K. 04.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/548
KARAR NO : 2011/11899
KARAR TARİHİ : 04.10.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, dava konusu çekin ciro yolu ile müvekkiline intikal ettiğini, yasal süre içinde muhatap bankaya ibraz edilip meşruhat verdirilmiş ise de aynı banka şubesine müvekkilden vekaletin alındığı 03.04.2008 günü müvekkilinin bankaya gidip çek arkasına yasal geçerli meşruhat verilmesini istediğini ancak, banka yetkililerinin aynı gün çek arkasına “keşidecinin talimatı olmakla işlem yapılmamıştır” kaşesini vurduklarını, bunun üzerine hem muhatap banka yetkilileri hem de keşideci hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığında suç duyurusunda bulunduklarını ve ayrıca keşideci olan davalı ile ciranta durumundaki … hakkında ilamsız icra takibine giriştiklerini ancak, davalı keşidecinin sırf takibi sürüncemede bırakmak amacıyla çekin rızası hilafına elinden çıktığını belirterek takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, duruşma sırasında çekin yasal sürede muhatap bankaya ibraz edilmediğini bu nedenle kambiyo hukukundan kaynaklanan hakların yitirildiğini, çeki ciro yolu ile ele geçirdiğini bildiren davacı ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunduğuna dair bir iddiaya da yer verilmediğinden davanın reddi gerektiğini savunmuş ve %40 tazminat talebinde bulunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, dava konusu çekin 10 günlük süre içerisinde muhatap bankaya ibraz edilmemesi nedeniyle çeke dayalı müracaat hakkının yitirildiği, ciro yolu ile çeke hamil olan davacının arada temel ilişki bulunmadığından davalıdan temel ilişkiye dayalı bir talepte bulunamayacağı, davacının TTK. 644. mad. dayalı olarak açılmış bir davasının da mevcut olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- HUMUK’nun 76. maddesi uyarınca olayların açıklanması taraflara hukuki nitelendirmesi hakime aittir. Davacı, çeke dayalı olarak ilamsız takip yolu ile alacak talebinde bulunduğuna ve somut olayda TTK’nun 644. maddesi hükmünün uygulama olanağının mevcut olmasına göre mahkemece uyuşmazlığın anılan yasa hükmüne göre değerlendirilip gerekli araştırma ve inceleme yapılarak deliller hep birlikte değerlendirilip davacının talebinde haklı olup olmadığı yönünden varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1.nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. nolu bentte acıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.