Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/5533 E. 2011/16163 K. 19.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5533
KARAR NO : 2011/16163
KARAR TARİHİ : 19.12.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de tebligat giderleri yatırılmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 10.02.1993 tarihli bayilik sözleşmesi yapıldığını, davalı tarafın ürettiği araçları satmak amacıyla müvekkilinin plaza inşa ettirdiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkide sorun olmadığını, müvekkilinin davalıya olan borçlarını zamanında ödediği halde davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, feshin MK’nun 2.maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek 550.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın davalıdan faizi ile bilikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 13.8.2010 havale tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talebini 1.711.500.00 TL’ye çıkarılmıştır.
Davalı vekili, davacının iyi niyetli olmaması, borçlarını ödememesi ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi sonucu, 08.02.2001 tarihli ihtarnameyle yetkili satıcılık sözleşmesinin sözleşmenin 35.,37/a maddeleri gereğince feshedildiğini, feshin haklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre taraflar arasındaki muhtelif tarihli borç kabul ve tasfiye sözleşmelerine göre davacının borcunu ödemede temerrüde düştüğü, bu nedenle borç vadelerinin ileriki tarihlere ertelenerek muhtelif tarihli bir çok yeniden yapılandırma sözleşmelerinin akdedildiği nazara alındığında feshin haksız olduğu yönündeki iddiaya itibar edilemeyeceği davacı tarafından verilen ek taahhütle 31.1.2002 tarihine kadar dış kaynak bulunup mali yapı güçlendirilerek tüm borcun nakden ve defaten ödemesi yapıldığında yetkili satıcılık sözleşmesinin feshine rıza gösterileceğinin belirtildiği, taraflar arasında 31.01.2002 tarihli yeni borç ödeme ve tasfiye protokolu yapıldığı, buna göre 31.01.2002 tarihine kadar borcun tamamının ödenmediği ve davacının yetkili satıcılık sözleşmesinin feshine rıza gösterildiği, tali bayi olarak ticari faaliyetini yürütmeyi kabul ettiği davalının taraflar arasındaki 10.02.1993 tarihli yetkili satıcılık sözleşmesinin 37/a maddesinde davalının sözleşmeye aykırılık ve borç ödemede temerrüt halinde sözleşmeyi tek taraflı irade beyanıyla fesih yetkisinin bulunduğunun düzenlendiği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.