Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/5663 E. 2011/15816 K. 14.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5663
KARAR NO : 2011/15816
KARAR TARİHİ : 14.12.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, dava dışı … ile imzalanan 25.08.2009 tarihli Genel Kredi Sözleşmesini davalının kefil sıfatıyla imzaladığını, söz konusu sözleşmeden doğan kredi borcunun ödenmemesi üzerine asıl borçluya ve davalı-kefile kat ihtarnamesinin gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve davacı lehine % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf süresi içinde cevap dilekçesi sunmamış, ancak 10.03.2010 tarihli ilk celsede sunmuş olduğu dilekçesinde; ödeme emrinde kullandırılan kredinin tüketici kredisi olduğunun belirtilmiş olması nedeniyle öncelikle asıl borçlu hakkında yapılan icra takibinin semeresiz kalmasından sonra kefillere başvurulmasının kanuni zorunluluk olduğundan ödeme emrine itiraz ettiğini, ancak davacı tarafından asıl borçlu hakkında yaptığı takibin karşılıksız olmadığı halde aynı anda kendisine karşı da icra takibi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine ve hakkında haksız ve kötü niyetle icra takibi yapan davacı tarafın alacağın %40’ı oranında kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davalıya gönderilen ödeme emrinde kredi türü olarak tüketici kredisi yazılmış ise de maddi hata sonucu bu şekilde yazıldığı, davalının bu kredi sözleşmesi ile borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile borcun ifasını yüklendiği, B.K’nun 487. maddesi uyarınca bu durumda alacaklının asıl borçluya müracaat etmeden kefil aleyhine takip yapabileceği, davalı borçlunun ödeme emrine itiraz dilekçesinde “takip konusu edilen sözleşme ve ödeme emrinden açıkça anlaşılacağı üzere” şeklindeki beyanı dikkate alındığında davalı borçlunun sözleşmeyi incelediği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ardahan İcra Müdürlüğünün 2009/1840 esas sayılı takip dosyasındaki 24/12/2009 tarihli ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davalının itirazında haksız olması nedeniyle takip konusu asıl alacağın %40’ı olan 12.068,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava itirazın iptali davası olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle 492 sayılı Harçlar Yasası’nın 15. ve 16. maddeleri gereğince hüküm altına alınan miktar üzerinden nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken maktu harca hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.